Yazı Detayı
27 Mayıs 2014 - Salı 09:15 Bu yazı 2796 kez okundu
 
ZİLEDE EĞLENCE KÜLTÜRÜ
Abbas Kul
mail@mail.com
 
 

Toplumlar kendi kültüründen beslendiği  müddetçe  canlı kalırlar. Kültürel yaşamlar toplumu oluşturan bireylerin enerji kaynağıdır. Kaynaklar doğru seçildiği zaman sosyal aktiviteler daha canlı ve kalıcı olur. Kültürlerini özümsenmesi, toplumu güçlü kılar.  Biyolojik beslenme, Kültürel olarak beslendiği  sürece toplum sağlığı korunmuş olur. İnsan yaşamında aktiviteler ekmek, su gibidir. İş yaşamında, günlük yaşamlarda aktivitelere yer  verilmesi  gerekir. Eğlenceli aktiviteler üretkenliği artırır.Kendi yöremiz Zile de geçmişe göz attığımızda “Zile Panayırı” nın  toplumsal eğlence olduğu görülür. “Zile Panayır” ı çevre halkını ekonomik ve Kültürel açıdan bir araya getiren bir olgudur. Geçmişte “Zile Panayır” ı çevresi için milat olurdu. Eğlencesi, at yarışları, güreşleri, hayvan  ve Emtia  Pazarında ki değişimler bir yıl boyu konuşulur, gelecek yıl için hazırlıklar bu  aktivitelere  göre planlanırdı. Sosyo ekonomik alış verişler Kültürel Çerçeve içinde yapılırdı. Toplumun her katmanı  bu üretkenliğin içinde olurdu.                                                                                                                                                                    “Zile Panayır”ı geçmişte kaldı diyebiliriz. Değişen zaman  ve şartlar bu Kültürü yıprattı denebilir. Yerel Kültürlerden çok Popüler Kültürler ön plana çıkmaya başladı. Eğlence Kültürün de bireysellik başladı. Akşam kişiyi sokağa caddeye çıkaracak kahve ve pastane dışında  eğlence aktivite yok. Yaşadığımız evi Kule, Karadini de ki Bağlımızı Kale haline getirerek komşuluk ilişkilerimize sınır koyduk. Kullandığımız “Dijital” araçların esiri olduk. Siyasi ve İdolojik saplantılar eğlence kültürümüze kadar indi. Selam kesilince kelam edilmez oldu. Eğlenceler,  siyasi  idolojik  figürlerle halaylar çekilen  ortam haline geldi. Düğünler, ekonomik güç  gösterisine  dönüştü. Durum böyle olunca, davet edilen kişiler elit, oyular da danslar valslar oldu. Yöresel  oyun ve şarkı türkülerin yerini  “Ankara’nın Tren yolu”  furyası aldı. Düğün Rütiellerimizi  tamamen  unutuldu. Nişan, Kına geceleri, Gelin Hamam ve Damat çıkarma merasimleri ,  Bayramlık, Nevruzluk, Namazlık gibi Kültürel güzellikler  geçmişte kaldı.Düğün ve sanatsal etkinliklerinin icra edildiği salonlar çoğaldı. Özellikle düğün salonlarının dışındaki Sahne Salonları atıl denecek kadar boş durumdadır.  Bu Salonlar Yerel Yönetimlerin desteğinde ki  Konferans, Tiyatro ve Konserlerin dışında  pek kullanılmamaktadır. Sinema Salonu var işletmecisi yok. Sinema Salonunun işlevi  arz talebe bağlı olay. Bu kabul edilebilir nedendir. Salonları aktif hale getirmek bizlerin elindeki bir olaydır. Milli Eğitim,Sağlık, Belediye vb kurumlar Zile’nin eğlence kültürüne katkı yapabilirler.Müzik Koroları,Tiyatro toplulukları kurarak  aktif rol alabilirler.Yapılan çalışmalar bir yıla yayılarak  halkımız salonlara çekilebilir. Zileli halkımızın Tiyatro konusunda  bilgilendirilmesi  gerekir. Bu bilgilendirilmelerin Zile li Öğrenci ve Öğretmenlerin ,eli kalem tutanların yazacağı  küçük  oyunlarla sağlanacağını düşünüyorum. Sahne oyunları  yazımı ile ilgili yarışmalar yapılarak yetenekli ve bu konuya hevesli insanlar ortaya çıkartılabilir. Kültürlerin temelinde geçmiş yaşamlar vardır. Yetişen gençliğe geçmişini doğru anlatır ve öğretirsek  Zile Eğlence Kültürü  sağlam temellere oturmuş olur. Zile de son yıllarda mahalle ve semt Parkları çoğaldı. Merkezi durumda olan parklara  “Satranç  Oyun” alanları , yaşlılara kapalı alan oluşturma ile ilgili kişisel önerilerim oldu. Yapalım, edelim, olur gibi yuvarlak cevaplarla geçiştirildi. Özellikle yaz aylarında Zilelinin en büyük ihtiyacı “Mesire” yer eksikliğidir. Bu konu ile ilgili olması  bakımından , Esbap Çayı ile ilgili hala bir çalışma yapılmadı. Hafta sonunu değerlendirecek,   gelen misafirilerin açık alanda ağırlanacağı mekanlara ihtiyaç vardır. Hoşca vakit geçirecek yerlerimiz olmadığından “Zileli eğlenmek için Turhal’a,Tokat’a” gidiyor cümlelerini sık kullanırız. Kültürler, sosyal yaşamın giysileri gibidir. Sorun Kültürel giysilerin üzerimize uyup uymadığıdır.Sorun Kültürel mekanların azlığı ve olanların da atıllığıdır. Bu yüzden Zile Kültürel yaşamda irtifa kaybediyor diye düşünüyorum..!                                                                                                                                                                                    26.05.14             

 
Etiketler: zilede_eglence_kültürü
Yorumlar
Haber Yazılımı UA-5724924-2