Yazı Detayı
23 Aralık 2009 - Çarşamba 00:00 Bu yazı 6353 kez okundu
 
ZİLE’DE KIRK HATİM VE PAZAR DUASI
Ali Cebeci
acebeci60@gmail.com
 
 

Zile’nin yaşattığı güzelliklerden biri de kırk hatimdir.

Ne zaman başladığı,ne sebeple başladığı,kim tarafından başlatıldığı tam olarak bilinmese de yüzyıla yakın bir zamandan beri devam eden bu gelenek her geçen yıl artan bir kalabalık, yükselen coşku ve heyacan içinde devam ettiği bir gerçektir.

            Zilede kırk hatim boyunca her gün kırk bayram sabahı yaşanır.Sabah ezanı ile uyanan halk, gecenin nöbetini bitirip gündüze devrettiği alaca karanlıkta seher vaktinde şehrin sokaklarından gölge gibi süzülerek kısa zamanda Nasuh Paşa Camiini halkın dilinde ki adı ile bilinen Ulu Camii yi doldurmaktadır.Sabah namazına şehrin dört bir yanından çıkıp sessizce gelen cemaatin seyrine doyum olmaz.

            Ulu Camide bir bayram sabahı gibi tıklım tıklım dolu cemaat ile sabah namazı kılınır.Namazdan sonra şehrin elliye yakın diğer camii lerden görevli imam ve müezzinler gelir.Arzu eden diğer camii cemaati de gelir.Camii nin her tarafı oturmaya yer kalmayıncaya kadar dolar.

            Bu manzara muhteşemdir.Cemaati seyretmek bile insana tarif edilemez bir huzur verir.Her kesimden herkes ordadır.Genci-yaşlısı, zengini-fakiri, memuru-amiri, çiftcisi-işcisi, esnafı-zanaatkarı herkes orda.Millet orda.Memleket orda.Ortak duygu orda.Vecd’e yükseliş orda.Yüceliğe erişmek orda.Birlik orda.Dirlik orda.Ortak dua orda.Sevgi orda.Merhamet orda.Birlikten doğan kuvvet orda.Birlikte yaşama arzusu orda.Geçmişe özlem,geleceğe umut ve güven orda.Peygamber sevgisi orda.Din,vatan,millet aşkı orda.Bütün sevgilerin buluşma noktası olan Allah aşkı orda.Hasılı güzel olan her şey orda.Herkes orda.

            Bu nedenle Zileyi çok seviyorum.Bu güzel değerleri yaşattığı ve devam ettirdiği için Zileliyi seviyorum.Her kırk hatim sabahı duygularım kabarır,ruhum coşar,imanım artar.Bu güzellikleri bizlere yaşatanlardan “Hak razı olsun” diye hep dua ediyorum.

            Sabah namazı tamamlanıp “Haşr suresi”nin son dört ayeti olan “Lev enzelna” okunduktan sonra Kur’an  cüzleri dağıtılır.Okuyan çok olunca bir cüz birkaç kişi tarafında okunur.Göreve devam eden imamların yanında emekli imamların da bu güzel geleneğin sürdürülmesinde gayretleri çoktur.Bu sene ufak bir değişiklikle dua başlamadan önce ilçe müftümüz Sayın İlyas AKYAZI’nın kısa, özlü ve faydalı sohbetleri kırk hatime renk katmıştır.

            Sessizce hatim’i şerifin okunmasını bekleyen cemaat, kısa surelerin okunması ve duanın yapılması esnasındaki manzara anlatılmaz ancak yaşanır.Hatip’in duasına cemaatin gönülden iştirakı doyumsuzdur.Yüzlerde tebessüm, gözlerde yaş, yüreklerde sevinç, kalplerde huşu, gönüllerde aşk…Hep bir yöne yöneliş,hep bir yere yükseliş…Anlatamam.Yazamam.Yaşamak gerekir.

            Cemaatin camiden çıkışı, şehre dağılışı, tebrikleşmeler, dillerde dua, kalp de zikir, akılda fikir, ruhda incelik…Bu manzarayı hiçbirşey ile değişmem.Bunları yaşamak Zilede olmak ayrı bir güzellik.Zileden ayrılsam başka bir yerde yaşasam en çok özleyeceğim kırk hatim sabahları olacaktır.

            Kırk hatim ile ilgili bir hatıramı sizlerle paşlaşmak istiyorum.

            Sene 1992 Sonbaharın bitip ilk kışın başladığı aylarda kırk hatim başlamıştı.Her yıl olduğu gibi o senede kırk hatim, kırk gün devam etti.O yıl İlçe Müftüsü olan Mustafa UÇAR Bey görevli olarak hacca gitmişti.Kırkıncı hatmin duasının yapılmasını benden istediler.Bende severek kabul ettim.Kırkıncı hatim aynı zamanda son hatim olduğu için cemaat her zamankinden daha kalabalıktı.Bende kendimi ona göre hazırlamıştım.Her zaman olduğu gibi o günde halk coşku ve sevinç içinde idi.Kanaatime göre hatmin duasıda çok coşkulu olmuştu.Cemaat sevinç içinde idi.Yüzleri parlıyor, gözleri ışıldıyordu.Karşılıklı tebrikleşmeler olmuştu.

            Aynı gün okulda derste idim.İlçe Müftülüğünden telefonla arandım.Benden kırk hatimde yaptığım duayı istediler.Yaptığım duanın yazılı metni yoktu.Tamamen doğaçlama idi.İstemelerinin nedenini sordum.Şöyle dediler;

            Eski Belediye Başkanlarından Ahmet VANLI Beyefendi Müftülüğe gelerek sabah yapılan kırk hatmin duasını istemiş.Çok hoşuna gittiğini söylemiş.”O duayı alıp öldüğümde kefenimin içine koyacağım”demiş.Bu istek beni çok etkiledi.Hemen yazıp vermek istedim.Ama aynı ortam olmadığı için bir türlü yazamadım.Yıllar geçtiğin halde merhum Ahmet VANLI Beyefendi’nin bu dileğini yerine getiremediğim için çok üzgünüm.

            “Yer, gök dua üzere durur”inancı Zile’de çok etkilidir.Müslümanlar arasında çok yaygın olan bu inanış Zilede çok daha fazla yaygındır.Bu sebeple başlanan her iş dua ile açılır.Kız isteme, nişan, nikah, gelin alma, damat çıkarma hep dua ile yapılır.Çok da önemsenir.

            Zilemizde hacca gidecek hacıları uğurlama törenleri tam bir şölen içindedir.Ulu Camii de kılınan namazdan sonra ilahiler ve dualar eşliğinde çok kalabalık bir halk tarafından uğurlama töreni yapılır.Bu törenlere hacı yakınları olsun olmasın herkes katılır.Gidenler kutsal topraklara olan özlemini tazelerken, gitmeyenlerde “inşallah Allah bizede nasip eder” diye mübarek yerlere gitme özlemi duyarlar.

            Zile’de bir iş yeri açılırken dua ile açılır.Evlatlarını vatan görevi diye askere uğurlarken dua ile uğurlanır.Zile’de Pazar dua ile açılır, dua ile kapanır.

            Yaşayan ve yaşatılan güzel geleneklerden biride pazar duasıdır.Haftanın Salı ve Cuma günleri ilçemizin pazarı olduğundan bu günlerde pazar yeri dua ile açılır, dua ile kapanır.

            Zile’de pazar yeri duası ilk defa eski Belediye Başkanlarından Şükrü SERİMER zamanında 1991 yılında başladı.Pazar duası Fatih Meydanında bulunan Zabıta kulubesinden yapılıyordu.Sonra gelen Belediye Başkanı döneminde pazar yeri değiştirildi.Pazar duası da kaldırıldı.

            1999 yılında Belediye Başkanı seçilen Sayın Murat AYVALIOĞLU benden Pazar için başlarken Bereket duası, bitimindede Şükür duası yapmamı istedi. Bende bu talebi severek kabul ettim.Önceleri sıra köprülerdeki Pazar yerinden zabıta arabasının içinde dua megafonla yapılıyordu.Zabıta arabasına yakın yerler dua sesini güzel duyuyordu.Fakat pazarın her iki ucu duayı yeterince duyamıyordu.Pazar yeri şimdi ki yeri olan Fatih Meydanına tekrar geri alınınca Pazar duasın zabıta kulubesinden yapılmaya başlandı.Pazar duasını halkımız çok sevdi ve benimsedi.Pazar duasını hiç ara vermeden üç yıla yakın zaman ben yaptım.Belediye İmam kadrosuna eleman alınca Pazar duası görevli eleman tarafından yapılmaya başlandı.Eski Başkan Sayın Murat AYVALIOĞLU Pazar duasını Belediye hoporloründen bütün şehre, bütün iş yerlerine aynı anda ve kaliteli bir sesle verilmeye başlandı.Bu duaya bütün şehir halkı aynı anda iştirak ederek dinliyor.Bu uygulama yeni Başkan Sayın Lütfi VİDİNEL tarafındanda kesintisiz sürdürülmektedir.Pazar duasını halkımız benimsemiştir.Bu gelenekte kırk hatim gibi Zile’ye has bir güzellik olarak “gök kubbede hoş bir seda”anlayışı ile nice yıllara kadar devam edecektir.

            Pazar duası ile ilgili bir anımıda yerinde olduğu için sizlerle paylaşmak istiyorum…

            Mevsim yaz idi.Havalar güzeldi.Pazarda meyve ve sebze boldu.Yaz tatilinde gelenlerden dolayı şehir ve Pazar yeri kalabalıktı.Fatih Meydanın da Zabıta kulubesinden pazarın kapanış duasını yaptım.Dua başlayınca pazarda alan-satan herkes ellerini açarak duaya iştirak ettiler.Severek ve işten gelerek yapılan duaya sessizce ve sukunet içinde “amin” dediler.Dua bittikten sonra Zabıta kulubesine düzgün giyinimli bir bayan geldi.Yapılan duanın çok hoşuna gittiğini söyledi.Uygulamadan çok memnun oduğunu ifade etti.Bana dönerek “Bana bu dua yı verebilirmisiniz?” dedi. Bende:”Duanın yazılı bir metni yok.Ezberden okuyoruz”dedim.Şehre dışarıdan geldiği belli olan bu bayan “Ben İstanbulda oturuyorum.Bu duayı arkadaşlarıma okumak istiyorum. Zile’de yapılan bu güzelliği onlara göstermek istiyorum.Bende Zileliyim.Zileyi çok seviyorum.Ben eski Belediye Başkanlarından rahmetli Ahmet VANLI’nın geliniyim”dedi.

            Bayanın son cümlesini duyunca bir tuhaf oldum.”Ben eski Belediye Başkanlarından rahmetli Ahmet VANLI nın geliniyim”sözü beni on yıl öncesine götürdü.

            Rahmetli Başkan benden kırk hatim duasını istemişti.Verememiştim.Şimdide gelini Pazar duasını istiyor.Bu ne yaman bir rastlantı.İçimde fırtınalar koptu.Bayana dönerek.”Ben bu duayı yazarak size ulaştıracağım.Bana bırakacağım bir yer söyleyin”dedim.Bayanda bırakmam için tanıdık bir esnafın dükkanını söyledi.

            Hemen duayı bilgisayarda yazdırdım.Kenarlarını motifle süsledim.İlk işim rahmetli Ahmet VANLI nın gelinine ulaşması için söylediği esnafın dükkanına bırakmam oldu.İsteyen olduğunda yok demeyeyim diye fotokopi ile çoğalttım.2000 li yılların başında yazdığım Pazar duasını bilgi ve belge olsun diye yayınlıyorum.

            Şehrimizde bulunan bu güzelliklere bir nebze olsun katkıda bulunup “gök kubbede hoş bir seda” bıraka bildiysek ne mutlu bize…

           

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı UA-5724924-2