Yazı Detayı
29 Ocak 2009 - Perşembe 20:33 Bu yazı 2945 kez okundu
 
ZİLELİ GÖZÜYLE ÇİN
Dr.Orhan Yılmaz
mail@mail.com
 
 

Kangal (Karabaş) Türk Çoban Köpeği ve Tibet Mastifi ile ilgili olarak, bir proje çerçevesinde Çin’e gitmem gerekiyordu. Bu köpeklerden alacağımız kıl örnekleri ile bazı gen analizleri yapılacaktı. Bu sebeple, Doğu Türkistan (Uygur Özerk Bölgesi) ve Tibet’e kadar uzayacak bir yolculuk için yola çıktım. Bu yolculuğu 14.Eylül-15.Ekim.2008 tarihleri

arasında yaptım.

 

Çinin meşhur Tibet Mastifi.JPG

 

4 hafta süren Çin gezimiz sırasında, elimizde olmayan sebeplerden dolayı Doğu Türkistan (Uygur Özerk Bölgesi) ve Tibet’e gidemedik. Ama bir yolunu bulup, kıl örneklerini aldık. Bu arada, çocukluğumdan beri merak ettiğim Çinlileri de yakından tanıma fırsatımız oldu.

Antropolojik tasnifte, Çinliler “Sarı Irk” olarak adlandırılır. Çin’de beni ilk şaşırtan bu oldu. 4 hafta boyunca ancak birkaç tane suratı sarı diyebileceğim Çinli’ye rastladım. Zaten o kadarına Türkiye’de de rastlamak mümkün.

Öncelikle benizleri sarı değil. Bizim gibi. Buğday tenli diyebileceğimiz renkten. Avrupalılarda kırmızı surat çok yaygındır. Herhalde bu Çinliler hakkındaki “Sarı Benizli” deyimi, kırmızı surata aşina olan Avrupalıların bir tanımlaması olsa gerek.

Güneş yanığının haricinde, beniz rengi çok esmer olanlara rastlanıyor. Ama özellikle bayanlar için beyaz ten rengi çok önemli. Beyaz tenli bayanların bir eş bulma şansı birden birkaç misli artıyor. Araba ile giderken, kendini güneşten korumak için, aracın içinde şemsiye açan bayana rastlamak mümkün.

Saçları siyah, gözleri genelde koyu renkte. Sarı ve kızıl saç ile, mavi ve yeşil göz rengine rastlanmıyor. Saçtaki kıllar oldukça kalın. Buna karşın; bilhassa bayanların yüz, kol, bacak ve vücutlarında son derece az kıllanma var. Bunun bir uzantısı olarak, yine bilhassa bayanların kaşları çok zayıf. Bayanların büyük kısmı, kına benzeri bir boya ile kaşlarına boya çekiyorlar. Uzaktan kaş gibi görünüyor, ama yakından boya olduğu anlaşılıyor.

Diş yapıları son derece bozuk. Ağzındaki dişleri düzgün görünen insan bayağı az. Dişleri genelde çarpık. Çinlilerde gülerken ağzın içini göstermek ayıp sayıldığından, bilhassa bayanlar gülerken elleri ile ağızlarını kapatıyorlar.

 

Kırsal kesimde anaokulu-2.JPG

 

Kilolarına son derece dikkat ediyorlar. Bizdeki “Bir gram et, bin ayıbı örter” sözü, orada tam tersi bir etkiye sahip. Kilolu bayanın  eş bulma şansı son derece düşüyor. Ama Türk Bayanlarının aksine, evli bayanlar kilolarına son derece dikkat ediyorlar. Türk Bayanları kilo aldığı zaman, genelde bu basen ve kalçalarda oluyor. Ama Çinli Bayanlar kilo aldığı zaman, yağ birikimi göbekte oluyor. Bunun bir ırk özelliği olduğunu söylediler. Genelde Kore ve Japon Bayanları da aynı imiş. Bayanlar biraz bol bir elbise giydikleri zaman, göbekteki kilo artışını rahatlıkla kamufle edebiliyorlar.

Yine ırk özelliği olduğunu söylediler. Bilhassa bayanlar, olduklarından 5-10 yaş daha genç gösteriyorlar. Bunda ırk özelliğinin yanında; sağlıklı beslenme, çok titiz oldukları cilt bakımına çok özen göstermelerinin yanında, “Tek Çocuk Politikası”nın da etkisi olsa gerek.

Tek Çocuk Politikasının, kanun ile son derece sıkı bir şekilde uygulandığını söylediler. Bu politika daha çok büyük ve orta ölçekli şehirlerde uygulanıyor. Mesela bir kamu görevlisinin ikinci bir çocuğu olduğu zaman, işini kaybediyor. Diğer kesimlere de ağır vergiler ve cezalar uygulanıyormuş. Ama nüfusun % 10’unu kapsayan azınlıkların iki çocuk yapma hakkı bulunuyor. Tek Çocuk Politikası, 1979’da kabul edilen bir kanunla uygulandığından, kardeşi olan bir şehirli üniversite öğrencisine dahi rastlamadım. Ancak orta yaşlılarda kardeş görülebiliyor.

 

Uygur Türkü kebapçı-2.JPG

 

Trafikte kurallara genelde bizden fazla uyuyorlar. Sollama yaparken, bir bisikletli  veya yayanın yanında geçecekleri zaman, muhakkak uyarı mahiyetinde korna çalıyorlar. Sinirlenme sebebi ile korna çalana rastlamadım. Trafikte çok sakinler. Ana caddelerde hız denemesi yapan da görmedim. Ana caddelerin en dış şeridi bisikletli sürücülere ait. Oraya diğer taşıtlar girmiyor. Ancak toplu taşıma araçları, yolcu indirme-bindirme için girebiliyor.

Kavşaklarda size yanan trafik ışığını, kavşağın karşı tarafında görüyorsunuz. Yani kırmızı ışık sebebi ile bir kavşakta beklerden, sizin önünüzü kesen bir lamba yok. Kavşağın karşı tarafında ikaz lambası yanıyor. Böylece kavşaklardaki trafik lambası sayısını yarıya düşürmüşler. Kavşaklarda “göbek” dediğimiz ortadaki yapı genelde bulunmuyor.

Trafikteki araçlara bakıldığında, özel araçlar Türkiye’ye göre daha yeni. Ama taksiler çok bakımsız. Genelde kapı ve alt takımlardan ses geliyor. Ayrıca taksilerde ya ön ve arka bölüm bir kafes ile yarılmış, veya sadece şoför bölümünü koruyan bir kafes var. Ayrıca taksilerin bir çoğunda, ön camın sağ üst köşesinde kamera var. Taksilerde şiddet olaylarını böyle önlemeye çalışıyorlar.

Karakter olarak çok rahat insanlar. Öyle her şeye canlarını sıkıp, dert etmiyorlar. Birbirlerine de müdahale etmiyorlar. Lokanta, kafe gibi kamuya açık yerlerde çok gürültücüler. Yeme ve içmelerini gürültü, şamata ve şaka ile yapmayı seviyorlar. Kaldırıma masa koyup, orada 4 koldan oyun oynayabiliyorlar. Yol kapanmış, umurlarında olmadığı gibi, kimse de ikaz etmiyor. Ana cadde üstünde oturan ev sahipleri, kaldırama çamaşırlarını asabiliyor. Bayan veya erkek olsun, pijama ile sokağa çıkabiliyorlar. Yere tükürme çok yaygın bir alışkanlık. Bunu bayanlar da çok rahatlıkla yapıyor. Fotoğraf çekinirken, hemen hepsi elleri ile “V” işareti yapıyor.

Birbirleri ile karşılaştıklarında fiziksel temasta bulunmuyorlar. Sarılma, kucaklaşma, öpüşme ve tokalaşma yok. Uzaktan merhaba diyorlar. Ayrılırken de mesafeliler. Eve gelen bir misafir tekrar giderken; kapıdan çıkar çıkmaz, kapıyı kapatıp, içeri giriyorlar. Misafirin asansöre binmesini dahi beklemiyorlar.

Evlerin giriş kapıları genelde dışarıya açılıyor. Bir çok umumi tuvaletin kapısı bulunmuyor. İhtiyacını görenler, bir birlerine bakarak, ihtiyaçlarını görüyorlar.

çatı süslemeleri-1.JPG

 

Gelini aynen Türkiye’de olduğu gibi, konvoy ile götürüyorlar. Ama bizden farklı olarak, korna ile lüzumsuz gürültü yapmıyorlar. Konvoya sadece siyah renkli arabaları kabul ediyorlar.

Bebeklerin ve 2-3 yaşında ki çocukların giydiği pantolonların apış araları önden ve arkadan açık. Çocuk sıkıştığı zaman,  hemen bulunduklarını yere çişini yaptırıyorlar. Kalabalık alış-veriş merkezlerinde bile bunu yapmaktan çekinmiyorlar. Eğer yerde bir ıslaklık görürseniz, biliniz ki bu çocuk çişidir.

Kırmızı renk ve 8 rakamını uğurlu görüyorlar. Bayraklarının da ana rengi olan kırmızı rengi, hayatın bir çok safhasında görmek mümkün. 8 rakamını en çok telefon numaralarında arıyorlar. Mesela telefon numarası alırken, içinde en çok 8 bulunan numara, en pahalı numaralar. Sabit telefon numaraları, bizden farklı olarak 7 değil, 8 basamak. Sonu …….. 88 88 gibi biten numaralar, en kıymetli numaralar.

Bizim Batı’da kullandığımız 16 haneli Visa ve Master kredi kartları orada geçersiz. Sakın ola ki, kredi kartınıza güvenip, Çin’e gitmeyin. Onların kredi kartlarının numaralandırması farklı.

Geleneklerini koruyor görünseler de, Batı hayranlığı mevcut. Batılılarla bir şekilde temasta olan herkesin, batılı bir ismi var. Bu bilhassa, eğitim dilinin İngilizce olduğu Hong Kong’da çok yayın.

Yemek alışkanlıkları bizden kesinlikle farklı. Bizde yemek pişirmenin ana prensibi; yağda salça, kıyma ve soğanı kızartıp, ana yemeği onda pişirmektir. Ayrıca yemeğe bolca tuz dökmektir. Çinliler ise yemekleri bol baharatlı ve soslu pişiriyorlar. Bilhassa soya sosunu çok kullanıyorlar. Kızartma yapacaklarsa, bunu soya sosu ile yapmayı tercih ediyorlar. Pilav pişirirken yağ, tuz koymuyorlar. Suyu, pirince ilave edip, lapa şeklinde pişiriyorlar. Genel olarak yemek pişirme ve yeme tarzları bizimkinden daha sağlıklı. Bir çok lokanta ve marketlerde, balıklar canlı olarak bulunuyor. Siz istediğinizi seçip, temizlenmesi için veriyorsunuz.

Bilindiği gibi, yemeklerini çubukla yiyorlar. Çorba gibi sulu yemekler için ise, sapı kısa, ufak kaşıklar kullanıyorlar. Sofrada çatal ve bıçak kullanma adetleri yok. Lokantalarda servis yapılan takım; yıkanmış ve dezenfekte edilmiş şekilde plastik bir kılıf içinde geliyor. Servis yapılan bu takımın içinde, bir çorba kasesi ve alt tabağı, çay fincanı, bir cam bardak, bir çift çubuk ve kısa saplı kaşık bulunuyor.

“Masa ve sandalye hariç, sırtı güneş gören 4 bacaklı her şeyi yiyorlar” dersek, fazla abartmış olmayız. Buna kedi, köpek, çeşitli böcekler ve yılan dahil. Bazı bölgelerde insan cenininin dahi yendiğini söylediler.

Başlarındaki geleneksel takkeleri ile, Uygur Türklerini çeşitli şehirlerde görmek mümkün. Bunlar genellikle caddelerde kebap veya tatlı gibi şeyler satıyorlar.

 

çatı süslemeleri-2.JPG

 

Bazı lokantalarda gruplar için ayrılmış bölmeler bulunuyor. Yemek sonrası ayakkabıları çıkarıp, oturma gurubu üzerinde oturmak ve dinlenmek normal sayılıyor..

Çocuk eğitimine çok önem veriyorlar. Çin’de devlet okullarında eğitim, ana okulundan başlamak üzere, paralı. Bunu “Tek Çocuk Politikası”nın bir gereği olarak yapıyorlar.

Devlete ait bir anaokulunu inceleme fırsatım oldu. Genelde her sınıfta 30 civarında öğrenci var. Sınıflarda bir öğretmenin yanı sıra, en az bir görevli daha var. Bu 2. bir öğretmen olabildiği gibi, çocukların yemekleri ve uykuları ile ilgilenen yardımcılar da olabiliyor. Sabahleyin okula girerken, kapıda 3 ayrı sepet bulunuyor. Bunlarda yeşil, sarı ve kırmızı markalar var. Veli, çocuğunun sağlık durumuna göre, bu markalardan birini alıp, çocuğunun cebine koyuyor. Yeşil marka, “Çocuğum sağlıklı”, sarı marka “Hastalığa yeni yakalanıyor veya atlatıyor, beslenme saatlerinde ilaçlarına dikkat edin”, kırmızı marka “Çocuğum hasta, beslenme saatlerinde ilaçlarını muhakkak verin” anlamlarına geliyor. Öğretmenler ve bakıcılar, çocuğun sağlık durumunu bu markalardan anlıyor ve davranıyorlar.

Çocuklar buraya 2 yaşından itibaren geliyorlar. Ebeveynler, çocukları için ayrıca buraya para ödüyorlar. Fakir bir kırsal kesimdeki anaokuluna ödenen para 100 Yuan olurken, şehirdeki bir okulda bu rakam 1.000 Yuan’ı bulabiliyor. Ortalama anaokulu öğretmeni maaşı ise 2.000 Yuan civarında.

Genelde her sınıfın kendi ayrı dersliği, oyun odası, tuvaleti, lavaboları ve yatakhanesi bulunuyor. Sabahleyin saat 7’de sınıflarına girmeye başlayan öğrenciler, 7.15 civarında öğretmenleri eşliğinde sabah sporu yaparak güne başlıyorlar. Bu spor genelde, sınıflarda bulunan bilgisayar destekli olarak, görüntülü ve müzikli olarak gerçekleşiyor.

Sabah sporundan sonra, 7.30 gibi kahvaltı yapıyorlar. Daha sonra müfredata göre İngilizce, dans ve müzik gibi dersleri alıyorlar. Saat 11.00 de öğle yemeği başlıyor. Saat 11.45 gibi bitiyor. Yemekten sonra öğle uykusunu uyuyacakları yatakhane bölümüne geçiliyor. Saat 12.00 gibi çocuklar yatmış oluyor. Saat 14.30 gibi uyanıp, tekrar sınıflarına dönüyorlar. Tekrar bir yemek yiyorlar. Evlerine gidecekleri saat 16.45’e kadar, yine bazı dersler alıyorlar. Saat 16.45-17.00 veliler çocuklarını alıp, evlerine dönüyor. Kültürlerinde dans ve müziğin çok önemli bir yeri var. Dans ederken kullandıkları en yaygın malzeme ise, yelpaze.

Çin’de 4 hafta kaldım. Kaldığım bu süre içinde, komünizm sisteminin uygulaması ile ilgili en ufak bir hisse kapılmadım. En küçük bir olay olmadı ki, “Amaaan, boş ver. Burası ne de olsa bir komünist ülke” demek ihtiyacını hissetmedim.

Rusya’nın içi boş. Fakat Çin, kesinlikle içi dolu ve alt yapısı sağlam bir ülke. Çünkü Çin’de, kökü 4-5 bin yıla dayanan bir imparatorluk kültürü var. Çok yakın gelecekte, ABD’yi sollayıp, dünya lideri olacağına inandığım Çin, imkanı olanlar için gerçekten gidip, görülmesi gereken bir ülke. Eski Sovyetler Birliğe ve Doğu Bloğuna ait 7-8 ülkede daha bulundum. Fakat Çin; Eski Sovyetler Birliğe ve Doğu Bloğuna ait bu ülkelerden çok farklı.

çubukla yemek.JPG

 

 

Bizde gelir vergisi % 30-50 arasında değişirken, Çin’de bu oran % 5. Bazen “Hangi ülke daha komünist?” demekten kendimi alamadım.

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Öne Çıkanlar
HULUSİ SEREZLİ' nin TÜM MAKALELERİ
Ulusal Gazeteler
En Çok Okunanlar
Yazarlarımız
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
36
31
3
3
11
17
2
Galatasaray
35
37
4
2
11
17
3
Fenerbahçe
33
34
2
6
9
17
4
Göztepe
30
30
5
3
9
17
5
Beşiktaş
30
29
3
6
8
17
6
Kayserispor
30
25
3
6
8
17
7
Trabzonspor
29
33
4
5
8
17
8
Sivasspor
26
23
7
2
8
17
9
Bursaspor
25
28
6
4
7
17
10
Yeni Malatyaspor
22
21
7
4
6
17
11
Yeni Malatyaspor
22
21
7
4
6
17
12
Kasımpaşa
19
25
8
4
5
17
13
Kasımpaşa
19
25
8
4
5
17
14
Akhisarspor
19
22
8
4
5
17
15
Akhisarspor
19
22
8
4
5
17
16
Alanyaspor
18
28
9
3
5
17
17
Alanyaspor
18
28
9
3
5
17
18
Osmanlıspor FK
17
26
10
2
5
17
19
Osmanlıspor FK
17
26
10
2
5
17
20
Antalyaspor
17
19
8
5
4
17
21
Antalyaspor
17
19
8
5
4
17
22
Atiker Konyaspor
15
16
10
3
4
17
23
Atiker Konyaspor
15
16
10
3
4
17
24
Gençlerbirliği
14
20
9
5
3
17
25
Gençlerbirliği
14
20
9
5
3
17
26
Kardemir Karabükspor
9
14
12
3
2
17
27
Kardemir Karabükspor
9
14
12
3
2
17
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv