Yazı Detayı
09 Şubat 2008 - Cumartesi 00:00 Bu yazı 22957 kez okundu
 
Eski Bir Zile Fotoğrafına Bakarken
Ahmet Kağızman
mail@mail.com
 
 
Babam rahmetlinin,limon  sandığı  büyüklüğünde, zati  eşyalarını koyduğu bir çekmecesi vardı. Aslında o, bir küçük sandıktı ama biz çekmece   derdik. Bazı aksamlar Babam, herhangi  bir sebeple  bizden çekmeceyi getirmemizi isterdi. Ben ve kız kardeşim Kamile, yarış edercesine ''makat''in altında   saklı, anahtarı yalnızca Babamda olan, bizim için de gizemli çekmeceyi getirmek için adeta yerimizden ok gibi fırlardık. Babam  anahtarıyla çekmeceyi  acarken biz, Babamın omzundan kapağın acılısını izler, bir hazinenin ortaya çıkarılışına ilk  şahit olan insanların merak ve heyecanına kapılırdık. Kapak açılırken etrafı mis gibi bir esans kokusu kaplardı. O koku hala belleğimdedir. Öyle   bir koku burnuma gelecek olsa, hemen çekmece çağrışım yapacaktır; Buna kes sinlikle inanıyorum 
Çekmecede neler yoktu ki? Küçük esans şişeleri, eskisaatler gözlükler,  Babamın  mesleki alet  ve edavatlari,  pensler, şırıngalar, ortaokuldan, ''Sağlık mektebi''nden diplomaları ve asil ağırlıklı fotoğraflar... Fotoğraflar ve yine   fotoğraflar...
Bir parçadan  sonra neyin çıkacağı, hangi şeyin  neyin altında veya üstünde olduğu  ezberimizdeydi. Koyarken   ayni  sıra ile konmazsa, bu kadar   şeyin bir küçük sandığa sığması mümkün
 değildi. Onun içindir ki, hep ayni sıra ile çıkarılır ve ayni sıra ile konurdu. Bu  çıkan eşyalar içinde, bizi daha çok ilgilendiren şey, Babamın  o albümlere sığmayan fotoğrafları idi.  Bütün sülale, es dost akraba, Babamın ''Sağlık İşyarları Mektebinden''  arkadaşları ve herkes bu   fotoğraflarda idi. O fotoğraflara belki yüzlerce defa baktığımız halde, yine
ilk kez   görüyormuş  gibi  birbirimizin elinden  kapardık onları;  Etrafa dağılmaları, hatta yırtılmaları pahasına.
                Evde kimsenin olmadığı zamanlar, o gizemli çekmeceyi  açabilmek   için ne zorluklar çektiğimi, kapağını çeşitli yöntemler  kullanarak  açabildiğim günler -- ki az da olsa, zaman
zaman olurdu -- kalbimin yerinden çıkıyormuşçasına hızla çarptığını hala hatırlarım.
                O tomarlar içinde, özellikle bir fotoğrafın bende  ayrı bir  yeri ve önemi vardı. Bana göre o resim, bir  ''Seviye Göstergesi''  idi. Yetmiş yıl öncesi Zile'si  nin ''Kültür Düzeyinin Tespiti''  vardı o resimde.
                  Fotoğraf, Babama  arkadaşlarından Tayip Serimer  tarafından 1938   yılında gönderilmiş bir  ''Bayram Tebriki'' idi, Şimdiki Hükümet Binasının  olduğu   yerin resmiydi. Amasya, İstasyon, Cumhuriyet ve Turhal  Caddelerinin kesiştiği   kavşaktan, büyük
ihtimalle  Şule Kahvesinin önünden  çekilmişti. Fotoğrafa bakar bakmaz, Turhal ve Amasya Caddelerinin kesiştiği köseye  konmuş bir  ilan   panosu dikkati çekiyor. ''Benim çocukluğumda ilan panosunun konduğu  köse   de 'Korsuyun Suyu' akan bir çeşme vardı'' dersem, yaşıtlarım ve benden büyüklerim daha iyi anlayacakladır tarif etmek istediğim noktayı. İlan panosunda ne yazıyor diye merak edip, iki   büyüteci  üst üste   koyarak yazıyı büyüterek okumaya çalışmış ve okumayı da başarmıştım. Pano   da : '' 26 Eylül 1937 Pazar günü, Dil Bayramı münasebetiyle Atatürk anıtına saat 14,00 de çelenk konulacak ve  19,00 da Dil Fakültesi talebelerinden Bay Cahit Öztelli tarafından ''Dil Mevzuu'' üzerine konferans verileceğinden, yoldaşların muayyen saatte hazır bulunmaları'' yazıyor. Altta da bir imza var  H. B.   Evimiz dediği, ''Halkevi'',  H.B. de  ''Halkevi Başkanı'' olsa gerek.
                  Evet. İste burada  dikkatinizi çekerek, bir  dakika  düşünmenizi rica ediyorum. Bundan 70 yıl önce Zile'de  Dil Mevzunda konferanslar veriliyor ve bu- tun Zile halkı bu konferansa davet ediliyor.
                  Okullardaki ufak çaptaki  çalışmaları bir tarafa bırakacak olursak, bu gün böyle kültür ve sanat konulu konferansların verilmeyişi, halkımızın televizyon   kültürüne  mahkûm  edilip, medyanın  insafına bırakılısı, hazin ve ayni zamanda utanılacak bir vakıadır bana göre. Gerçi bu üzücü durum sadece Zile'ye has bir şey de değil, haksizlik   etmeyelim memleketimize. Büyük  şehirlerde de  kültür  ve sanat etkinliklerine halkımızın  ilgisi ne yazık ki yok denecek  kadar az. Bazen  öyle yerlere gittiğimizde, arkama donup bakmaya cesaret  edememişimdir. Arkamdaki koltukları   bos göreceğim endişesi, beni hep arkama bakmamaya sevketmistir.   Bu yazının sonu biraz huzunlu oldu. Başka Zile fotoğraflarında buluşmak üzere hoşça kalınız. 
 
Ahmet KAĞIZMAN
 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Öne Çıkanlar
HULUSİ SEREZLİ' nin TÜM MAKALELERİ
Ulusal Gazeteler
En Çok Okunanlar
Yazarlarımız
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
36
31
3
3
11
17
2
Galatasaray
35
37
4
2
11
17
3
Fenerbahçe
33
34
2
6
9
17
4
Göztepe
30
30
5
3
9
17
5
Beşiktaş
30
29
3
6
8
17
6
Kayserispor
30
25
3
6
8
17
7
Trabzonspor
29
33
4
5
8
17
8
Sivasspor
26
23
7
2
8
17
9
Bursaspor
25
28
6
4
7
17
10
Yeni Malatyaspor
22
21
7
4
6
17
11
Yeni Malatyaspor
22
21
7
4
6
17
12
Kasımpaşa
19
25
8
4
5
17
13
Kasımpaşa
19
25
8
4
5
17
14
Akhisarspor
19
22
8
4
5
17
15
Akhisarspor
19
22
8
4
5
17
16
Alanyaspor
18
28
9
3
5
17
17
Alanyaspor
18
28
9
3
5
17
18
Osmanlıspor FK
17
26
10
2
5
17
19
Osmanlıspor FK
17
26
10
2
5
17
20
Antalyaspor
17
19
8
5
4
17
21
Antalyaspor
17
19
8
5
4
17
22
Atiker Konyaspor
15
16
10
3
4
17
23
Atiker Konyaspor
15
16
10
3
4
17
24
Gençlerbirliği
14
20
9
5
3
17
25
Gençlerbirliği
14
20
9
5
3
17
26
Kardemir Karabükspor
9
14
12
3
2
17
27
Kardemir Karabükspor
9
14
12
3
2
17
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv