Yazı Detayı
06 Şubat 2008 - Çarşamba 00:00 Bu yazı 27520 kez okundu
 
DEDE EFENDİ EVİNDEKİ ZİLE 'Lİ
Ahmet Kağızman
mail@mail.com
 
 
 Ben  Ahmet Kagizman. aniyan ve  tanimayan  butun Zile'li   hemşehrilerime  ve platfom uyelerine  selamlar  yollar  saygilar  sunarim.   O ortamda olmaktan cok mutlu oldugum, ögrendiginizde sizin de memnun olacagınizi dusundugum bir hatirami sizlerle paylasmak istedim bu ilk soh betimde.  Geçenlerde bir akşam evde otururken, kadim dostum Muam mer Eken telefon ederek, önümüzdeki  cumartesi günü Dede  Efendinin  evine, Dede'nin dini ve  la dini  eserlerinin seslendirileceği   bir  programın olduğunu söyledi. Sagolsun daha önce de böyle programlardan haber vermişti de yine birlikte gitmiştik.  Laf arasında , Mehmet Demirtola'da gelecek dedi.  Aktif olarak ticareti biraktiktan sonra soranlara   dedigim gibi   ''Kultur ve sanat faaliyetleri ile Mesgul oluyorum ya''davetini memnuniyetle   kabul ettigimi ve gelecegimi soyledim Program saat 14.oo da baslayacak demisti. Ben mutadım oldugu uzere biraz once gittim.Oyle ya. ''Yahu bu ahmet'te nerede kaldı dedirtir miydim  hic?  Bir kac kisi disinda  -ki onlar da gorevlilerdi - baska bir kimse gelmemisti.   Meraklilari bilir. İstanbul Cankurtaran'da Klasik turk muzigınin   en buyuk bestekarlarından Hammamizade  İsmail  Dede efendinin, zamanin   padisahi  İkinci Mahmut tarafindan kendisine tahsis edilen bir  evi vardir. İste   su anda icinde bulundugum yer bu evdir.Hammamizade İsmail Dede Efendi  bu evde 28 yil yasamistir. İkinci Mahmut'un olumunden sonra,  her hafta iki   defa yapilan saray fasillarindeki gorevinden  ayrilan Dede Efendi,  bestelerini   ve  musiki icralarini bu evde devam ettirmistir.   Ev, o asrin Osmanli mimarisinin karakteristik bir ornegidir. Gormeyenlerin bir fırsat bulunca gezmelerini tavsiye ederim. 1966 yilinda''Tarihi   Turk Evlerini Koruma Dernegi tarafindan aslina uygun olarak restore edilen evi   ziyaret ettiginizde o gunlerde yasiyormus gibi hissedersiniz kendinizi. Bir de   nerede oldugu gorunmeyen hoparlorlerden gelen o bildik nagmeler ve kudum.  velveleleri kulaginizi oksuyorsa, evden bir turlu cıkmak gelmez icinizden.                       
 İkram edilen cay elimde duvarlardaki  resimleri ve  Osmanli hat sanatinin nadir örnekleri  olan besmeleleri incelerken, giris  kapisindaki, indirilmesi unutulmus bir duyuru gozume carpti. Kagitta daha iri puntolarla yazili bir   ismi beynim hemen algilamis ve tanimisti Yaziya odaklandim. Bir  onceki  haf
  tanin programi idi bu...Muammer Eken'in ''Baglama resitalini'' ilan ediyordu.Haberim olmayisina uzuldum, hatta biraz da bozuldum. Laf aramizda Muammer'e   de kızdim icimden.Tevazu göstermis ve bizlere programini haber vermemisti anlasilan. 
Ben bunlari düsünürken Muammer de geldi.Daha merhaba deyip   hal hatir sormadan sitemlerimi siraladim bir bir. Alcak gonullulugu ve  tevazuyu birakmiyordu yine. ''Ya onu bos  ver de, Muat'in bir programi vardi, ona  cagira- caktim sizleri. Asil onu unuttum'' demez mi ?  Ozuru  kabahatinden de buyuk.   Murat dedigi, oglu Muammer'in. Muammer Eken'ler  ailece muzisyenler. Oglu    Ahmet Murat, iktisat mezunu ve aynı zamanda Babasinin  izinde guzel baglama caliyor.Kızı Merve  İ.T.Ü Turk musikisi Konservatuarı mezunu bir ''Kemence  vi'' Su anda Karadeniz teknik universitesinde acilmasi planlanan ''Turk Musikisi Konservatuari''ni kurmak uzere görerevllendirilmis ve  halen okudugu okulda kemence  uzerine doktora yapiyor. Kendisine gelince : O'nun  muzikle olan ilgisini ta... orta okul sıralarindan biliyoruz. Kultur  Derneginin Aykut  Sinemasinda 
vermis oldugu bir konser sonunda cektirdigimiz fotograf bende hala mahfuzdur.   Bir ara tambur ile de ilgilendigini hatirliyorum.    Sitemlerim karsisinda mahcup oldu ve soz verdi.''Bundan sonraki   etkinlikleri mutlaka bizlere de haber verecek'' Biz de kendilerini yureklerimiz ka- barincaya, avuclarimiz patlayincaya kadar alkislayacagiz.  Ha...Hic merak etmeyin. Agzimda bakla islanmaz benim.Sizlere  de haber veririm. Soz...     10.03.2007 -Ahmet Kağızman
------------------------------------------------------------------

İLK TÜRK MUSİKİSİ MÜZESİ HAMMAİZADE İSMAİL DEDE EFENDİ EVİ

Cankurtaran’daki KALYON HOTELİN arka sokağında, Hamamizade İsmail Dede Efendi’nin tarihi evi karşınıza çıkıyor. 1825-1846 yılları arasında bu evde yaşayan İsmail Dede Efendi’nin evi, 1984 yılında restore edildi. Şu anda müze olarak hizmet veren mekan, iki kattan oluşuyor. Üst katta iki oda ve bir sofa bulunurken, alt kat salon olarak düzenlenmiş. Dönüşümlü olarak her cumartesi, Türk halk ve sanat müziği konserleri ile paneller düzenleniyor. Etkinlikler saat 14.00-17.00 arası. Giriş ücretsiz ama isterseniz bağış verebiliyorsunuz. İsmail Dede Efendi’nin evini, pazartesi-çarşamba-cuma hariç diğer günler  açık

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı UA-5724924-2