Yazı Detayı
25 Ekim 2009 - Pazar 00:00 Bu yazı 7493 kez okundu
 
ZİLE YOLLARI
Bekir Altındal
mail@mail.com
 
 

DEĞERLİ HEMŞEHRİLERİM

Hepiniz bilirsiniz bu meşhur Sivas türküsünü;

 Sivas ellerinde sazım çalınır
 Çamlıbeller bölük bölük bölünür
 Yârdan ayrılmışım bağrım delinir
 Katip arzu halim yaz yâre böyle…

 Sizlere bu yazımızla Sivas’tan sesleniyoruz bu hafta.
 
Panayır Hakkında

İki hafta kaldığım Sivas’tan geçen hafta sonu panayır sebebiyle Zile’ye geldik.  Bu seneki panayırın canlı olduğu yolunda yazılar okumuştum. Gerçekten profesyonel olarak yapılan bir organizasyon olduğunu görmek bizleri memnun etti. İşte daha önceki yazılarımızda vurgulamak istediğimiz bunlardı. Yani biz Zile isek, panayırımız, kiraz bayramımız bizim kültürümüzdür. Bizi çevre il ve ilçelerden ayıran bu kültürlerimizdir. Onlarca  yıl sonra Zileli cirit seyretti. Belki fiziki olarak panayır at yarışlarını canlandıramayız ama,  yöremizin özelliğine göre önümüzdeki yılda  panayır güreşlerinin yapılmasını yani devam ettirilmesini temenni ediyoruz. Bu şekilde profesyonelce yapılacaksa evler, mahalle arasından ziyade daha geniş müstakil bir alanda yapılması daha uygun olacaktır diye düşünüyoruz
Bu vesile ile Sevgili Belediye Başkanımızı, Zile’nin profesyonel panayırcılık organizasyonu ile tanışmasında büyük emeği geçen Sevgili Necmettin Eryılmaz’a teşekkür ediyorum.

Zile Yolları

Sivas  1920 yılına kadar bizim eski Vilayetimiz. Sancağımız ise önce Amasya, 1880’lerin başından itibaren de Tokat idi. Sivas’ta bulunduğum çeşitli zamanlarda gözlemlerim, tespitlerim Zile kültürü ile pek çok benzeşme olduğunu gösterdi. Lokantalarında yöresel dedikleri yemekler bizde de neredeyse aynı. Türkü makamları neredeyse ayırt edilmez. Dikkatinizi çeker mi bilmem Sivas, Tokat, Amasya,Yozgat ile ilgili bir folklor seyrediyor ve orada da davul zurna ekibi çalıyorsa, zurnası bizim bu yörelere ait olup diğer yöre zurnalarına göre uzun, sesi de farklıdır. Müzikten, folklordan anlayanlar bunu hemen bilirler.
Beş yüz sene Zile’ye vilayetlik yapmış Sivas, Zile tarihi açısından önemli izler bırakmıştır. Kâh Zile kaymakamı, voyvodası veya müftüsünün bir haksızlığını şikayet için Zileli, şehirlisi, köylüsü yayan yapıldak Sivas’a Vali’ye şikayete gitmiş, kâh Sivas Valisi Zile-Turhal arasında, Deveci Dağları’nda eşkıya peşinde gezmiş, kâh Zile müftüsünü, kaymakamını sürdürmüştür.
     …
Sizlerin pek çoğunun geçtiğini tahmin ettiğim Tokat-Yıldızeli arasındaki,  Çamlıbellerin bölük bölük bölündüğünü gördük.  1980 m. yükseklikteki Çamlıbel’in zirvesi duble yol çalışması için hallaç pamuğu gibi atılmış. Yakın zamanda bitecek gibi.
Sivas’tan  Suşehri’ne gittik geçen hafta. Sivas Valisi Halil Rifat Paşa’nın ismini duymuşsunuzdur. Hani 1882-1885 yılları arasında Sivas Valisi iken Sivas Vilayeti’ne bağlı Tokat, Amasya Sancak ve kazalarını Canik (Samsun) – Bağdat Caddesi’ne bağlayan, her tarafta yollar yapan Zara-Şerefiye yolu ile Kelkit Vadisi’ne ulaşmak için dağları yardıran, “GİDEMEDİĞİN YER SENİN DEĞİLDİR”  sözünün sahibi Halil Rifat Paşa.
Hani Dereboğazı’ndan Terziköy’e, Amasya’ya gittiğiniz, Amasya-Turhal arası yolculuk yaptığınız yollar var ya işte onlar Halil Paşa’nın eserleri. Zile-Amasya arasında  29 km.lik o yol 12.000 kişi ile çalışılarak Samsun-Bağdat Caddesine bağlandı. Rahmetle anıyoruz bu büyük Valiyi.
Zara’dan Suşehri’ne Halil Rifat Paşa’nın  bu meşhur sözünün kazındığı dağlar arasından geçeceğimi düşünerek bayağı heyecanlanmıştım. Ancak o yol Zara-Şerefiye-Suşehri yolu olduğundan gidemedik. Geminbeli üzerinden Suşehri’ne vardık. 2010 m yüksekliğe ulaşan Geminbeli’nin iki tarafında, yani Zara-Suşehri arasında dağlar yarılıyor, en az beş yerde dev dozerler, kamyonlar şantiyelerde duble yol çalışması yapıyorlar. Haritaya bakıyorsunuz, Zara-Suşehri yolu öyle işlek bir karayolu değil. Evet  Giresun’dan, Ordu’dan gelen yolu Sivas’a bağlıyor ama  çok önemli bir geçiş  değil bence ama işte Karayolları, Sivas Vilayeti, Sivaslılar bu yolun yapılmasını sağlamışlar.
     …
Buraları görünce kadersiz Zilem, Zile yolları geldi aklıma.  Daha önce defalarca yazdık; arasındaki yolu asfaltsız kaç ilçe  vardır derseniz, Zile-Kadışehri, Zile-Artova yanına ülkemizde fazla ilçe ilave edemezsiniz. Açın Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 01.01.2009 tarihli bilgilerini veren en son haritasını; orada Zile-Kadışehri, Zile-Artova arası (Boztepe’den sonrası)  bırakın karayolu, bırakın stabilize, toprak ve ham yol olarak bile yer almamış. Kahrolmazsınız da ne yaparsınız?
Zile kamuoyu olarak Zile-Alaca yolu üzerinde çok durduk. Turhal-Zile-Alaca yolu projesinin 6. Beş Yıllık Plan döneminde (1984-1989) kaldırıldığını  bu satırların yazarı ilk defa size 1994 yılında Zile Postası’nda duyurmuştu. Bu yazıdan 15 yıl sonra ancak Bazlambaç’a kadar olan kısmı bitirilebildi. 13 yıl milletvekili çıkaramayan Zileli, 2007 yılında bir evladını milletvekili olarak Meclis’e gönderemeseydi zor biterdi… Bazlambaç –Sungurlu arası karayolları standardında yapılmadıkça yol olarak  açılmadıkça çok da faydası olmayacak. Ancak 500 yıllık Zile toprakları olan Kümbet Ovası’nı en azından ekonomik olarak Zile’ye bağladı. Bu da yeter.
Benim asıl gelmek istediğim konu Zile-Çekerek yolu. Karadeniz’i Akdeniz’e, Adana’ya Mersin’e İç Anadolu’ya bağlayan en önemli ve en kestirme yol üzerinde olmasına rağmen bugüne kadar Samsun-Amasya-Turhal-Zile-Çekerek-Sarıkaya-Boğazlıyan yolu hakkı olan öneme bir türlü kavuşamadı.
Karadeniz’den, Samsun’dan gelen otobüsler Turhal-Tokat-Sivas-Kayseri güzergahını takip ediyorlar. Bu güzergah ise Zile-Çekerek-Boğazlıyan yoluna göre 100 km daha fazladır. İşte bu 100 km’lik avantajı kullanamıyoruz. Zira Kağızman’dan sonra Çekerek yoluna girdiğinizde gittiğiniz yol asfalt da olsa 1950’li yıllarda yapılan stabilize şoseden başkası değil.  Tek farkı Çekerek yolunun unutulmaz şoförü Koca İbo o zamanlar jip ile igip gelirken şimdi minibüsle gidip geliyor. Sorgun-Çekerek arası 1970’li yıllarda karayolları standardında yapılmasına, Çekerek-Zile arası da Karayolları sorumluluğunda olmasına rağmen 1970’li yıllardan günümüze kadar olan 35-40 yıl arasında Tokat’ın ne siyasileri, ne de  yöneticileri bu yola el attı. Hiçbir düzeltme yapılmadan asfalt döküldü, birkaç senede bir yama yapıldı o kadar. 1990’lı yıllardaki yazılarımızda bunları yazdık.
Zile-Amasya yolu da bu yoldan farksız değil. 2000 yılı Zileliler Kızılcahamam Kurultayı’nda bu yoldan bahsedince dönemin Tokat Valisi Sayın Mehmet Gündoğdu kalkıp cevap vermişti bize. Demişti ki “Biz bu yolun Karayolları sorumluluğunda olduğunu geçen sene öğrendik.” Aynı yıl sonbaharında Amasya sınırına kadar düzeltme tamirat ve asfaltını yaptırmıştı. Şimdi gittiğiniz asfalt o günlerden kalma diyebiliriz.
Şimdi  kaç yabancı bu yolları biliyor, veya bu haliyle kaç yabancı bu yoldan geçer?
Amasya-Zile, Kağızman-Çekerek arası şöyle bir karayolları  standardında yapılsa Karadeniz-Akdeniz, İç Anadolu arası en kestirme yol olacaktır. Bunun da Zile’ye faydası o zaman belli olacaktır.
Zile Cumhuriyet’le birlikte ana yollar üzerinde yer alamamasının talihsizliğini, sansızlığını, sahipsizliğini  yaşayarak bugün çare aradığımız durumuna geldi. Bunu sağlayamadığımız takdirde yarın ne olur söylemeye dilim varmıyor.
Ne olacak.. 1913 yılında idari yapıda Zile 1. sınıf, Tokat Merkez ve Erbaa 2. sınıf, Niksar ise 3. sınıf kaza iken şimdi biz 3. sınıf kaza durumuna  geldik.
Sorumlusu kim?  Başımıza talihsiz bir şekilde  gelen isyan, o günden bugüne geleceği göremeyen birbiriyle uğraşan siyasileri, Zileli büyüklerimiz, Zile’nin ileri gelenleri…Fikret Hoca’nın dediği gibi ülke çapında siyasetçi çıkaramama, birlikte olamama, kendi yetiştirdiği siyasilerinin, değerlerinin, paçasından çekme.… Bugün bunlardan  ders alındı mı?  Cevabını sizler verin…
Evet derseniz o zaman buyurun Zile-Amasya, Kağızman – Çekerek arasının karayolları standardında yapılmasına… Zara-Suşehri arasında 5-6 yerde şantiye varken daha önemli bir geçiş güzergahı  üzerinde olan bu yolda neden bir çalışma yok diye  kime sorarsınız, yazarsınız.. takdir sizin…
    …
Yazımıza bir Sivas türküsü ile başladık. Sivaslı bir şair olan rahmetli Şair Zemci  Çetinkaya’dan aldığımız bir beyitle noktalayalım yazımızı:

 ŞUNDAN ANLA ZEKASINI, VARSA ZİLE PAZARINA
 ÜZÜM (ZİLE) PEKMEZİ YERİNE KAYNAMIŞ KATRAN GETİRİR!

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Öne Çıkanlar
HULUSİ SEREZLİ' nin TÜM MAKALELERİ
Ulusal Gazeteler
En Çok Okunanlar
Yazarlarımız
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
36
31
3
3
11
17
2
Galatasaray
35
37
4
2
11
17
3
Fenerbahçe
33
34
2
6
9
17
4
Göztepe
30
30
5
3
9
17
5
Beşiktaş
30
29
3
6
8
17
6
Kayserispor
30
25
3
6
8
17
7
Trabzonspor
29
33
4
5
8
17
8
Sivasspor
26
23
7
2
8
17
9
Bursaspor
25
28
6
4
7
17
10
Yeni Malatyaspor
22
21
7
4
6
17
11
Yeni Malatyaspor
22
21
7
4
6
17
12
Kasımpaşa
19
25
8
4
5
17
13
Kasımpaşa
19
25
8
4
5
17
14
Akhisarspor
19
22
8
4
5
17
15
Akhisarspor
19
22
8
4
5
17
16
Alanyaspor
18
28
9
3
5
17
17
Alanyaspor
18
28
9
3
5
17
18
Osmanlıspor FK
17
26
10
2
5
17
19
Osmanlıspor FK
17
26
10
2
5
17
20
Antalyaspor
17
19
8
5
4
17
21
Antalyaspor
17
19
8
5
4
17
22
Atiker Konyaspor
15
16
10
3
4
17
23
Atiker Konyaspor
15
16
10
3
4
17
24
Gençlerbirliği
14
20
9
5
3
17
25
Gençlerbirliği
14
20
9
5
3
17
26
Kardemir Karabükspor
9
14
12
3
2
17
27
Kardemir Karabükspor
9
14
12
3
2
17
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv