Yazı Detayı
18 Ekim 2009 - Pazar 00:00 Bu yazı 10119 kez okundu
 
SEZAR-FARNAKE’NİN ZİLE SAVAŞI YERİ ÜZERİNE
Dr.Orhan Yılmaz
mail@mail.com
 
 


SEZAR-FARNAKE’NİN ZİLE SAVAŞI YERİ ÜZERİNE
Bu iki ünlü komutan arasında yapılan savaşın yeri konusunda ufak hacimli bir kitap çalışmamız bulunmaktadır. Hazırladığımız bu kitap şu anda konu yetkilisi akademisyenler ve bazı generaller tarafından bilimsel olarak incelenmektedir. İncelemenin tamamlanmasından sonra yayımlanacaktır. Bu yazı, o kitapçıktan kısaltılarak hazırlanmıştır.
Bu konuyu bilimsel yolla incelemeye çalışalım. Söz konusu olan savaş günümüzden 2056 yıl önce gerçekleşmiştir. O zaman burada en önemli husus, “Belge konuşur” kuralıdır. Yani savaşın olduğu yerin, güvenilir kişi ve kaynaklar tarafından günümüze kadar ulaşan belgelerle bildirilmesidir.

1.Yazılı Kaynaklar
Aulus Hirtius’un Eseri: Savaşı ilk elden gören ve yaşayan birinden günümüze ulaşan bir belge yoktur. Bu konuda elde bir kaynak var gibi görünmektedir: “C. Julius Caesar’s Commentaries of His Wars in Gaul and Civil War with Pompey as also Commentaries of the Alexandrian, African and Spanish Wars”. Kitabın ismi Türkçeye “C. Julius Sezar’ın Fransa ve Pompei ile Sivil Savaşlarının Yorumları, Ayrıca İskenderiye, Afrika ve İspanya Savaşları Yorumları” olarak tercüme edilebilir. Yani bu eser olayı yaşayan ve bu kişi tarafından günü gününe tutulmuş notlardan yazılmamıştır. Daha sonra yazılmıştır. Çünkü İngilizce “commentary” kelimesinin anlamı “yorum, tefsir” anlamındadır. Zile’de yapılan savaşın anlatıldığı bu eser, savaşı bizzat gören biri tarafından yazılmadığı gibi, Latince’den tercümesi esnasında da birçok tercüme hatası yapılmış olabilir.”
Adı geçen esere göre, savaşın başlayışı aşağıda verildiği gibidir:
“72. Zile Pontus’a bağlı, ovada kurulmuş bir şehirdir. Bir tepenin üzerinde inşa edilmiş kale duvarlarına bakılınca, sanatsal bir incelikle inşaa edildiği görülür. Şehrin her tarafında dağlar vardır ve bu dağlar bir çok vadiler tarafından bölünmüştür. Bu vadilerden birisi şehri genişleten bir sırta sahiptir ve Zile’ye uzaklığı 4,5 km.den fazla değildir. Bu en dikkat çekici vadide; Mitridat, Triyarus’u yenmiş ve ordumuzu ağır bir yenilgiye uğratmıştır. Babasının burada daha önce kazandığı zaferi canlı bir şekilde hatırlayan Farnake, bütün kuvvetleri ile burada konuşlandı.”
Bu belgeye göre, savaşın yeri açıkça tarif edilmemiştir.
“On İki Sezar’ın Hayatı (De Vita Duodecim Caesarum)” İsimli Eser: Sezar zamanında günümüze ulaşan ikinci eser Gaius Suetonius Tranquillus’un yazdığı “On İki Sezar’ın Hayatı” isimli eserdir. Suetonius bu eserinde 12 Roma imparatorunun hayatını yazmıştır. Bu eserin ilk bölümü Sezar’a aittir. Bu bölümün XXXV. Fıkrasında şu bilgiyi vermektedir:
“…. Alexandria kentinden Suriye’ye, oradan da Pontus’a geçti, Büyük Mitridathes’in oğlu Farnake hakkında gelen haberler onu çok endişelendiriyordu: Sezar, koşullardan yararlanarak savaşa girişen ve çok sayıda başarı kazanarak küstahlaşan Farnake’yi, oraya varışının beşinci gününde, karşılaşmalarından sonraki dört saat içinde, tek bir cephede bozguna uğrattı: bu denli zayıf düşmanları yenerek çok büyük askeri ün elde eden Pompeius’un yazgısını sık sık anımsıyordu……”
“Life of Julius Caesar (Julius Sezar’ın Hayatı)” İsimli Eser: Bu kaynakta da sadece “… Pharnaces, proud of a victory over Caesar’s lieutenant, ventured to attack Caesar himself near Zile, where his father Mithridates had once defeated the Romans.” ifadesi geçmektedir. Yani “Daha önce babası Mithridates Romalıları ve kendisi de Sezar’ın bir komutanını yenmiş olan Farnake, Sezar’a Zile yakınlarında saldırmaya cesaret etti.” şeklinde tercüme edilebilir.

2.Harita ve İllüstrasyonlar
Sezar’ın Zile Savaşı ile ilgili olarak sürekli olarak Rice Holmes ile Kromayer-Veith haritalarından bahsediliyor.
Rice Holmes: Önce Rice Holmes haritasına bakılırsa, bunun bir harita olmadığı, bir illüstrasyon yani resimleme olduğu görülür. Her iki Rice Holmes ile Kromayer-Veith illüstrasyonların da savaş yeri olarak, Derebaşı Köyü’ne giden yolun sağ ve sol yamaçları gösterilmektedir. Bu illüstrasyonları çizen kişilerin, bu bölgeyi hiç görmediği, bunları masa başında çizdikleri görülmektedir. Çünkü savaş alanı olarak gösterilen Derebaşı Yolu’nun sağ ve sol yamaçlarında bırakınız savaş yapmayı, yürümek dahi beceri ister. Bu yamaçlar o kadar dik ve engebelidir.
Kromayer-Veith: Kromayer-Veith tarafından çizilmiş illüstrasyon da aynıdır. Bu da geçtiğimiz yüzyıl içinde çizilmiş olması gerekir. İllüstrasyonu çizerken kullandığı kaynak da belli değildir. Birinin diğerinden yararlanarak çizildiği de söylenebilir.

3.Hangi Savaş Yeri Doğru?
Bir “sözde” tarih dergisinin Nisan.2009 sayısında Sezar-Farnake Savaşı ile ilgili haber çıkmıştır. Bu derginin elemanları savaş yerini görmek için Zile’ye gelmişlerdir. Derginin elemanları yukarıda sözünü ettiğimiz durumu kavramış olmalıdırlar. Yani Rice-Holmes ve Kromayer-Veith’in illüstrasyonlarına göre savaş yeri ve orduların konuşlandıkları yer Derebaşı Köyünün iki yakasındaki tepeler olmamalıdır. Bunu görecek kadar zeki ve aptal olmayan derginin elemanları, bu iki Rice-Holmes ve Kromayer-Veith illüstrasyonlarını kabul etmemiş ve kendileri müthiş bir başarı! göstererek yeni bir savaş yeri uydurmuşlardır.
Bir “sözde” tarih dergisinin elemanlarına göre yeni! savaş yeri olarak, Terziköy istikametine giderken, Yünlü Köy yol ayrımını geçtikten 1 km sonraki düzlüğü seçmişlerdir. Yani Rice-Holmes ve Kromayer-Veith ile “sözde” tarih dergisinin elemanlarına göre iki ordunun yeri arazide tam bir köşe kapmaca oynamaktadırlar.

4.Coğrafya
Savaşların kaderini belirleyen birçok unsur vardır. Ordunun insan, moral ve silah gücü, tutulan mevkii, mevsim ve hava sıcaklığının durumu, arazi şartları gibi birçok etken savaşların kaderini etkileyebilir.
Bitki Örtüsü: Sezar-Farnake Savaşının, Yünlü Köyü karşısındaki alanda yapıldığı iddia edilmektedir. Burada çalılık denebilecek yer yer bazı bitkilerin haricinde, önemli bir bitki örtüsü ve orman yoktur. Hâlbuki bundan 2.000 yıl öncesi düşünülürse, dağlık olan bu arazinin ormanlık olabileceği, başta orman mühendisleri tarafından düşünülmelidir. Tarla, mera ve yol açmak gayesi ile tarih içinde birçok yerde bulunan ormanlar yakma ve kesme yolu ile yok edilmiştir.
Arazi Meyili: Gözden kaçan diğer önemli bir husus ise, Yünlü Köyü karşısındaki alanın sanki düz bir ova gibi kabul edilmesidir. Yani Farnake, ordusundaki atlı savaş araçlarını burada savaşa sokmuş gibi çok gülünç bir iddia ortaya atılmaktadır. Bırakınız 2.000 yıl öncesindeki ormanlım bir alanda, günümüzdeki Yünlü Köyü karşısındaki ağaçsız alanda dahi savaş aracı yürütmek imkânsızdır.
Mesafe: Hirtius/Oppius’un anılarında savaş alanının Zile’ye uzaklığının 3 Roma Mili olduğu belirtilmektedir. Bir Roma Mili 1.478 km olduğuna göre, savaş alanının Zile’ye uzaklığının yaklaşık 4.4 km olması gerekir. Eğer bu mesafeyi doğru kabul edersek, aşağıda bazı yerleşim yerlerinin Zile’ye uzaklığına göz atmak gerekir.
Aşağıda verilen mesafelerin hepsi www.googleearth.com programı kullanılarak kuş uçuşu mesafe olarak verilmiştir:
Zile-Saraç Köyü : 4,4 km
Zile-Tekkavak Mevk. : 4,8 km
Zile-Bayır Köy : 4,8 km
Zile-İstasyon Mah. : 4,8 km
Zile-Kurşunlu Köyü : 5,2 km
Zile-Hacılar Köyü : 5,5 km
Zile-Yünlü Köyü : 6,8 km
Zile-Kurupınar Köyü : 6,9 km
Zile-Derebaşı Köyü : 7,5 km
Zile-(Sözde) Savaş Alanı:8,4 km

5.Roma Miltaşları
Türkiye’de çalışma yapan arkeologlar arasında İngiliz Arkeolog David French’in ayrı bir yeri vardır. French, Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü’nün uzun yıllar müdürlüğünü de yapmıştır. Türkiye’de bulunmasının sağladığı avantaj ile Anadolu’nun bir yöresini adım adım gezmiştir. Bunlardan birisi de Zile ve çevresidir.
French’in “Küçük Asya’daki Roma Yolları ve Miltaşları” isimli eser bu konuda en güvenilir ve sağlam kaynaklardan birisidir. Eğer Zile-Terziköy-Amasya Yolu, Romalılar zamanında işlek bir yol olsa idi, bu yol üzerinde bulunmuş miltaşları olması gerekirdi. Halbuki Zile-Turhal-Amasya Yolu üzerinde bulunan Turhal’da bulunmuş miltaşları vardır. Roma miltaşları da göstermektedir ki, Farnake Amasya-Turhal-Zile üzerinden Zile’ye ulaşmıştır.
Yine aynı esere göre, Zile-Kadışehri Yolu üzerinde, Kadışehri’ne bağlı Çamsaray (Dabana) Köyü’nde Roma miltaşı bulunmaktadır. Aynı şekilde Çamsaray’dan ileride Kadışehri İlçesi ile Kadışehri’nin 10 km ilerisinde Kabalı Köyü’nde de Roma miltaşları bulunmaktadır. Bu yerleşim yerleri, Osmanlılar zamanında “Zile-Kayseri Deveyolu” olarak adlandırılan yol üzerinden yer almaktadır. Bu yol önemli bir Hitit yerleşim yeri olan Maşathöyük (Tapigga)’e ulaşım sağlayan bir yer olmalıdır. Çünkü Maşathöyük bu yolun sadece 4 km batısındadır.

6.Sezar ve Farnake Zile’ye Hangi Yollardan Geldiler?
Roma devrinde Amasya’dan Zile’ye ulaşım, Turhal üzerinden sağlanıyordu. Öyleyse Farnake’de büyük bir ihtimalle Amasya-Turhal üzerinden Zile’ye gelmiş olmalıdır. Bu yoldan gelmiş olduğuna göre, niçin Zile’ye geldikten sonra tekrar Amasya istikametine yönelerek, Dereboğazı’nda ilerleyerek, dağlık bir arazide konuşlansın?
Yine aynı haritaya göre, Sezar ve ordusunun da Kapadokya Komana’sında konakladığı bilindiğine göre, Kayseri (Caesareia Mazaka), Sorgun (Euagma) üzerinden Zile’ye gelmiş olması gerekir.

7.Niçin Tekkavak Mevkisi?
a.Kaynaklarda Farnake’nin savaş alanına Sezar’dan önce geldiği bildirildiğine göre, en avantajlı mevkiyi tutmuş olması gerekirdi. İddia edildiğine göre, Farnake’nin kuvvetleri Yünlü Köyü tarafındaki yamaçta konuşlanmıştı. Savaş başlayınca askerler vadiye inmişler, karşılarındaki yamacı çıkmakta zorlanmışlar ve Sezar kuvvetleri karşısında yenilmişlerdir. Acaba Farnake’nin ordusunda bu konuya dikkat edecek bir tane bile subay yok muydu?
b.Eğer Tekkavak Mevkisinin savaş alanı olduğunu farz edersek, Farnake Ordularının iki tane geliş yolu seçeneği vardır. Ya Turhal istikametinden, ya da Yünlü köy istikametinden. Her iki durumda da Zile’nin 3 Roma Mili doğusunda kalan Tekkavak Mevkisi istikametinde konuşlanmak Farnake Ordusu için mümkündür.
c.Savaş alanı Tekkavak Mevkisi olarak farz edilirse, Sezar’ın konuşlandığı yer olarak da Kurşunlu Köyü uzaklığındaki bir mesafe uygundur. Çünkü Hirtius/Oppius’un anılarında Sezar’ın savaş alanına 5 Roma Mili mesafede konuşlandığı bildirilmektedir.
d.İsim ve rütbelerinin açıklanmasını istemeyen üst rütbeli bazı kurmay subaylar ile yapılan görüşmede, Yünlü Köyü karşısındaki arazide böyle büyük ve önemli bir meydan savaşı yapılmış olmasının imkânsızlığını dile getirmişlerdir. Çok az askerlik bilgisine sahip olan, hatta askerlik bilgisine sahip olmayan bir kral ya da kişinin dahi böyle bir alanda savaş yapmış olmasının imkân dâhilinde olmadığını belirtmişlerdir. Ayrıca görüştüğümüz askeri yetkililerin yanında, bazı tarihçiler de ilk defa bir meydan savaşının, dağlık alanda yapılmış olduğunu duyduklarını belirtmişlerdir. Bunun başka bir örneğinin dünya tarihinde olmadığını ve Sezar ile Farnake’nin dağlık alanda savaş yapmış olduğu iddiasının, “Bir delinin bir kuyuya bir taş atması, ama kırk akıllının çıkaramaması” sözüne çok güzel bir örnek olduğunu vurgulamışlardır.
e. Ciddiyeti akademisyen tarihçiler tarafından şüpheyle karşılanan, kendi aralarında “… Televole Dergisi” şeklinde alaya alınan, aktüel bir dergi olmanın ötesine geçemeyen bir tarih dergisinin elemanları, savaş alanının yerini kendilerine göre yeniden yorumlamışlar, Sezar’ın lejyonlarını, lejyon numaraları ile yan yana yerleştirmişlerdir. Sezar ve Farnake’nin kuvvetlerinin asker sayılarını ve daha birçok bilgiyi detaylı bir şekilde vermişlerdir. Verdikleri hiçbir bilgi için kaynak göstermek zahmetine de katlanmadan, bütün savaş olayını çözmüşlerdir. Üstüne üstlük bir de Sezar zamanından kalma bir “Roma Yolu” bulmuşlardır.

8.Cinayetin Sorumluluğunu Kim Üstlenecek?
Bu savaşın Terziköy Yolu’nda, Yünlü Köyü karşısında yapıldığını ilk defa iddia eden kişi, arkeoloji mezunu bir hemşerimizdir. Bu hemşerimiz mezun olduğundan günümüze kadar mesleği ile ilgili ne bir özel veya devlet kurumunda, ne de ilgili bir üniversitede çalışmıştır. Kendi ifadesine göre babasının arazi geliri ile geçinen bu hemşerimiz, hiçbir bilimsel yol takip etmeden kendi kendine bir savaş yeri icat etmiştir. Yine bilimsel çalışma yönteminden uzak ve araştırıcılığı tartışılır bazı hemşerilerimiz de bu kişinin görüşünü desteklemişlerdir.
Bu savaşın Tekkavak Mevkisi civarında yapılmış olabileceğini ilk iddia eden kişi ise Hulusi Serezli’dir. Ben de Hulusi Serezli’nin görüşünü mantıklı ve bilimsel olduğu için destekliyorum.
Diğer bi açıdan Zile sahil kenarında bir tatil kasabası değildir. Bu yüzden Zile’ye gelen turistler ancak 1 gece konaklayacak, günü birlik turistlerdir. Zile’de sadece bir gece kalacak olan turistlere gezdirilebilecek mekânlar da bellidir. Zile Kalesi, Anfitiyatro, Roma Çeşmesi, Maşathöyük bunlara örnek verilebilir. Bu arada çarşıda alış-veriş yapmaları da sağlanabilir. Bu kadar sınırlı sürede ve sıkışık bir programda, Sezar’ın savaş yeri olarak virajlı, tehlikeli ve dar yollardan Yünlü Köyü karşısına götürmek mi daha kısa ve avantajlıdır, yoksa Tekkavak Mevkisine mi?
Ayrıca virajlı ve dar Yünlü Yolunda bir kaza olsa ve bir vatandaşımız veya yabancı turist ölse, bu bir cinayettir. Bunun sorumluluğunu kim üstlenecektir? Bu tehlikeli yolda ölecek herhangi bir TC vatandaşı veya yabancı turistin sorumlusu, bu işi uyduran ve savunan kişilere aittir. İşin bu tarafı da düşünülmelidir. Bu yazı da bu konuda bir belge olarak hatırlanmalıdır. 
        
Dr. Orhan YILMAZ

Kaynaklar
1 Hirtius,, A. 1750. C. Julius Ceaser’s Commentaries of His Wars in Gaul and Civil War with Pompey (Made English from the Original Latin by Col. Martin Bladen). The Seventh Edition. s. I. London.
2 Tranquillus, G. S. 2008. On İki Caesar’ın Yaşamı (De Vita Duodecim Caesarum). (Çeviren: Fato Telafar ve Gül Özaktürk)Türk Tarih Kurumu Yayınevi. s. 27. Ankara.
3 Liddell, H. G. 1860. Life of Julius Caesar. s. 200. Sheldon & Company. Newyork.
4 Kocabaşoğlu, U. 2004. Majestelerinin Konsolosları, İngiliz Belgeleriyle Osmanlı İmparatorluğu’ndaki İngiliz Konsoloslukları (1580-1900). (Confidential Prints, No: 4122. “Report on the Population Industries, Trade, Commerce, Agriculture, Public Works, Land Tenure and Government of City and Province of Angora, Anatolia, by Vice-Consul Gatheral”, London, 6.May.1880. s. 1-22) İletişim Yayınları. s. 230. İstanbul.
5 Ramsay, W. M. 1960. Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası. (Çeviren Mihri Bektaş) Milli Eğitim Basımevi. s. 52. İstanbul.
6 French, D. 1988. Küçük Asya’da Roma Yolları ve Miltaşları. British Institute of Archaeology at Ankara.  s. 348-349. Ankara.
7 Yılmaz, O. 2004. Her Yönüyle Tokat Zile Küçüközlü (İsa) Köyü. Pano Ofset. Ankara.
8 Childs, W. J. 1917. Across Asia Minor on Foot. William Blackwood and Sons. p. 96. Londra.
9 Karaman, F. 2001. Salname-i Vilayet-i Sivas (Sivas, Amasya, Tokat ve Karahisar-ı Şarkî). Sivaslılar Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Yayını. s. 57. İstanbul.

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı UA-5724924-2