Yazı Detayı
14 Nisan 2009 - Salı 00:00 Bu yazı 10808 kez okundu
 
ZİLE DE MARKA OLMA FIRSATLARIMIZ..!
Abbas Kul
mail@mail.com
 
 
Dün biraz kuşkumuz vardı. Kendimize sorular sorar ve soruların cevabını zamanın içinde bulmaya çalışırdık. Son iki ay içinde “ acabalarımız” vardı. Belki bu tür duygular içinde olmamız da haklılık payımız olabilirdi. Geçmişe bakıp değerlendirmeler yapmamız bu tür beklentilerimizi güçlendiriyordu. Her yaştan insanımızın beklentisi kazananın yaşadığımız yer olan Zile’nin olacağı duygusuydu …!
Yeni yıl, ülkemiz ve Zile’miz için iki başlangıcı birden yaşattı. Biri yeni yılımız, diğeri Yerel yönetimde nöbet değişimi olan bir seçim sürecinin başlangıcı olmasıydı. Yeni yıldan beklentilerimiz olduğu kadar seçimden kimlerin kazançlı ve galip çıkacağı sürecini yaşadık. Beklentilerimiz farklı olsa da sonuçta bu sürecin kazananı Zile’miz ve Demokrasimiz olmuştur. Aldığımız duyumlar ve gözlemlerimiz son yılların en güzel bir seçimi olmuşluğudur. Bu güzelliği bizlere yaşatan, seçimin  aktörleri Siyasi Partilerimiz ve seçimin yapılmasında yasal sorumluluk alan İlçe yönetimi, İlçe Seçim Kurulu, Emniyet Güçleri olmuştur. Tabiri yerinde ise “kimsenin burnu kanamadan, üzmeden, üzülmeden” bir seçim yaşanmıştır. Seçim sürecindeki bu davranışlarımız çevre il ve ilçelere örnek olmuştur . Bu durum bir başlangıç olarak algılanmalıdır. Yetişen gençliğimize örnek bir seçim hikayesi anlatabileceğimiz için mutlu olmalıyız. İlkleri yaşatanlara Zile halkı samimi duygularını bir şekilde yansıtmıştır . Yerel olarak siyasi beklentilerimiz olabilir. Seçimin bir yarış olduğu düşüncesinden hareket ettiğimizde; her yarışın bir kazananı bir kaybedeni olacaktır. Yarış 29 Martta bitti. Ertesi günü gene birlikteyiz. Selamımızı esirgemeden aldık verdik, halimizi ahvalimizi birbirimize sorduk . Belki mahallemize yeni muhtar seçtik. Caddemizin sokağımızın, mahallemizin sorunlarını çözümü noktasında muhtarımızla çalışmalara başladık. Yerel yönetimlerin yöre halkı ile iç içe olması sorunların çözümüne katkı yapar düşüncesinde olduk. Yeter ki yaşadığımız Zile için” Neler düşünüyoruz, neler yapabiliriz ? “ sorusunu soralım. Her Zilelinin bu konuda bir cevabı vardır ve olacaktır. Sesli düşünen, fikir üreten insanlara ihtiyaç vardır. Belki şu an Zile’de yaşayabilir veya Zile dışında rızkınızı kazanabilirsiniz. Uzun zamandır Zile’ye hasret olabilirsiniz. Zile için bir projeniz olabilir. Zilelinin bir ayağı pergelin sivri ucu gibi Zile dedir. Diğer ayağı girişimcilik yapısı icabı dünyaya açılmıştır. Kanada da yaşayan bir Zile sevdalısı “ Ben Zile de bir okul yaptırmak istiyorum” diyorsa.! Bizler yurdumuzun neresinde yaşarsak yaşayalım “Zileliyim” diyebiliyorsak. Bununla da övünüyorsak. Bu bizim memleket severliğimizi gösterir. Bir diğeri, Zile için fikir üreten vatandaşımız yıllar önce Enerji Bakanlığında çalışırken yapılan ve daha sonra rafa kaldırılan bir projeden Sayın Belediye Başkanımızı haberdar edebiliyorsa. İşte bu Zile’yi sevmektir Bu gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Yurdum insanına iş ve aş veren İş adamlarımız, girişimcilerimiz Zile sizi bekliyor. .İşte Dinçerler Ailesi sizlere bir örnektir. !  Memleket severliğin öncüleri oldular. Unutulmazlar listesinin başında yerlerini aldılar. Üretim sektöründe faliyet gösteren iş adamlarımız buyurun gelin Zile’nin değerleri sizlerle marka olsun Zileli size her konuda yardımcı olacaktır. Organize Sanayimiz alt yapısı ile sizi bekliyor. Zile’nin her neresinde  iş  yapmak istiyorsanız. Buyurun sizi muhabbetle karşılarız., Zile teşvik kapsamı içindedir. Güvenli bir ortamda iş yapabilmenin mutluluğunu kendi memleketiniz yaşamak istediğinizden eminiz. Zile ve Zileli öyle düşünüyor.!  Bu çağrımız sadece Zileli iş adamlarımıza değildir. Sakin bölgecilik yapılıyor anlamı çıkarılmasın ve algılanmasın. Zile’ye katma değer katacak, işsiz Zileliye istihdam sağlayacak her kese kapımız açıktır. Zileli ekmek yediği kapının değerini bilir. İş yapacak müteşebbislerin kimliğine bakmak bizlere yakışmaz. Gelecek günlerin çok farklı olacağı kanısı herkeste mevcuttur. Bölgemizde var olan potansiyeller değerlendirilmeyi bekliyor. Özellikle Zile Mermeri başka markalar adı altında dünya piyasalarına arz ediliyor. Zile’mizin Tarihi Dokusu ve Kültürü değerlendirilmeyi bekliyor. Bu konu da alt yapı hazırdır.Ahşap mimari yapısı,  İnanç ve Çevre turizmi için bakir bir alandır.Orta Asya dan gelen Türkmen kültürü (Sıraç Kültürü) yaşayan Şamanist bir gelenektir.Bu kültürü geleceğe taşımak zorundayız. Zile Kalesi tarihi bir markadır . Global dünyada  Jül Sezar bulunmaz tarihi bir marka fırsatıdır. Zile Panayırı ticari bir markadır. Üzüm Pekmezimiz tabii besin markamızdır. Üzüm Turşumuz, Köme’miz henüz tanıtılamamıştır. Markalaşmayı beklemektedirler. Bejimiz, Oyalarımız, Çarıklarımız, Bat’ımız unutulmasın  . Yukarda saydığımız değerler sembolik objelerle tanıtılmalıdır . Gelişen teknoloji ile ortaya çıkacak sektörler açısından fırsatlar her an mevcuttur. Fırsatların kullanımında Zile’nin yerel ve genel yönetimi ,  sivil toplum kuruluşları ile yatırımcının her an yanında olmuştur, bundan sonra da olacaktır.
Zile ve çevresi Organik Sebze ve Meyve üretimi açısından potansiyeli olan bir bölgedir.
Bu konular yatırımcılar için bir cazibe olacak düzeydedir. Zile ve Zileli için marka olma zamanı gelmiştir. İş ve aş sağlayacak herkesi Zile’ye davet ediyoruz.
         Dünyamızın yaşadığı ekonomik krizlere rağmen içinde bulunduğumuz yıl Türkiye’miz ve Zile için fırsatlar doğuracaktır. Yeter ki var olan potansiyelimizi iyi tanıyalım ve tanıtalım. Düşüncelerimizi paylaşalım ve  projelendirelim  . Birbirimizi dinleyelim ve anlayalım. Dile getirmeye çalıştığımız konular, seçen Zileliye de,seçilen Zileliye de sorumluluklar yüklüyor.Yeter ki gönüllerdeki memleket ve ülke sevgisi dillerde ifadesini bulsun…!
                                                                                                              13.04.2009
                                                                                                               Abbas KUL
 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı UA-5724924-2