Yazı Detayı
09 Mart 2009 - Pazartesi 00:00 Bu yazı 12774 kez okundu
 
ZİLE'NİN TOPLUMSAL TARİHİNDEN
Bekir Altındal
mail@mail.com
 
 

Zile ve Zileliler olarak yeni bir mahalli seçim atmosferindeyiz. Temennimiz, seçimlerin, kimsenin kimseyi kırmadığı demokratik bir olgunluk içinde geçmesidir.
Yarın seçimlerden sonra hep yüz yüze bakılacak. Aynı caddede yürünecek, aynı pazardan alışveriş edilecek, aynı suyu içilip aynı hava teneffüs edilecek.
Bu yazıyı yazmamızdaki maksat; seçimler arifesinde sizlere Zile’mizin toplumsal tarihinden anekdotlar sunmak, özellikle 40-100 yıl öncesinde Belediye, belediye hizmetleri, şehrin dertleri ile ilgili o günlerin gündemindeki konuları birazda “Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer” özdeyişi içinde sizlere iletmek ve toplum  hayatında size güzellikler sunmaktır.
Aşağıda vereceğimiz hususlar dönemin büyüklerinin yazılarından, anılarından alınmıştır.  Özellikle isimlendirilmemiştir.
     …
Osmanlı döneminde Zile Belediyesi taaa Amerikalardan harik (yangın) tulumbası getirir. Gümrük resminden muaf tutulmasını talep eder Zile Belediyesi. Cevap şöyledir;
“Ey Zile Belediyesi  gümrük resminden istisna istiyorsun ama senin bu isteğin için Zile Belediyesi’ne özel kanun çıkması gerekir. Ama kusura bakma şu anda da böyle bir kanun çıkarılmasına imkan yoktur.”
Belge aynen bu mealde. Zile Belediyesi harik tulumbasını gümrükten aldı mı? Bilmiyorum. Aldı ise o tarihte kuzu kuzu gümrük resmini ödedi herhalde.
     …
Bir ağabeyimiz anlatmıştı;
Belediye Başkanı … istifa etti.  Yerine ….. getirildi. Bu oylama öncesi Zile Belediye Meclisi  25 kişi olup oylamada sonuç 12=12 çıktı. Meclis üyelerinden …., hemşehrimiz …  tarafından bağa götürülerek oyalandı ve  böylece vekil olan …’nın  başkanlığı asaleten tasdik oldu.
Tabi ki bundan böyle seçilecek belediye başkanlarımızın sürelerini tamamlamaları dileğimizdir. Ama ilerde bakarsınız istifa olursa meclis üyelerine yukarıdaki usul tavsiye olunur.
                        …
Zile’nin merkezindeki park sökülerek Hükümet Konağı yapılacaktır. Bir büyüğümüz şöyle yazmaktadır:
“Binlerce lira ve emek karşılığında yetiştirilen parkın sökülerek yerine hükümet binasının yapılması, şehir planının tatbik edilmeyişi şahsi menfaatlar dışında ne ile ispat edilebilir?…”
Anlaşılıyor ki  o yıllarda Zile’nin bir imar planı var ama tatbik edilmemiş.      …
Yine on yıllar önce bir belediye başkanlığı seçimi öncesinde bir büyüğümüz başka bir konuya değinmiş;
İşte aylardan beri bütün Zilelilerin uğraştıkları büyük mesele: Reis kim olacak?...
Zile’de belediye reisinin bu veya şu şahıs olması fevkâlede ehemmiyet verilecek bir mesele değildir. Asıl mesele zihniyet meselesidir…
Yazının devamında, İstasyon’da  bütün vasıtalar hareket ettiği, otobüsün hemen hareket edeceği levhada yazılı olduğu halde;  Belediye otobüsüne balık istifi binen insanların yarım saat bekledikten sonra Belediye reisi, hükümet tabibi, savcının gelmesi üzerine hareket edildiğine isyan ediyor.
    …
Zile’ye hizmet edenlerin unutulmayacağını bir büyüğümüz iki isim vererek dillendirmiş;
Zileli hiçbir zaman nankör değildir. Memleketine faydası dokunanlarla ön ayak olanları daima hörmetle anar. Zile’nin en iyi içme suyunun sahibi olan Kör Hüseyinoğlu, iyi bir belediyeci olan M. A’yı hangi Zileli unutmuştur?
Şüphesiz Zile’mize hizmeti geçen pek çok insan söz konusudur. Kaybettiklerimizi rahmet ve hürmetle yad ediyoruz. Bugün ise işte Dinçer Kardeşler!  Şerafettin-Cemalettin Dinçer’ler Zile tarihinin en büyük hayırlarına imza atıyorlar.
    …
Bakın  büyüklerimiz   o yıllarda haklı olarak nelerden şikayetçiler?
Şehrimiz sokaklarında ve hatta çarşıya yakın caddelerde gezenlerin ilk gözüne çarpan şey tavuk sürüleridir. Evet Zile’de tavuk sokaklarda beslenir ve bu tavuklar sokakları kirletir de ses çıkarılmaz. Halkımız sokakta tavuk beslenmesine mani olunmasını istemektedir
Bilmiyorum bu şikayetler üzerine dönemin zabıta memurları ne yaptı? Tavuk sürülerini yakalayıp sahibine ceza kesti mi?
Bilhassa öğrencilerin sokaklarda enek ve bilye tabir edilen yuvarlak vasıtalarla para karşılığında oyun oynadıkları görülmektedir. Kumardan başka hiçbir sıfatı olmayan bu oyundan çocuklarımız kurtarılmalıdır. İlgililerin müessir bir çareye başvuracaklarını ümid ederiz.
Zabıta, enek oynayan çocukların eneklerini topladı mı?  Bilmiyoruz.
Belediye gündüzleri saat 12’den itibaren şehir hatlarına elektrik cereyanı vermeye başlamıştır. Cereyan gece 24’e kadar devam edecektir.
Şimdi belediyelerimizin böyle bir derdi yok.
Belediyenin nazarı dikkatine:  Hamamlar gece nöbetine riayet etmiyor.   Hükûmet binası önü yine başıboş köpeklerin istilasına uğradı.
Bir zamanlar altı yedi hamam hizmet verirdi. Yeni binaların projesinde banyo bulunması, eski evlere de banyo yapılması sebebiyle hamamlara eski rağbet kalmadı. Hamam sefaları nostalji oldu.
     …
Peki şuna ne demeli;
...Birkaç gün önce Zile - Turhal arası çalışan otobüslerden birisine bu hayvanlardan (eşek) bir tanesi bindirilip Zile’den Turhal’a kadar götürülmüş, yolcuların itirazlarına otobüs sahibi veya sürücüsü hiç aldırış bile etmemiş.
Eee şimdi el insaf. Kim ne yapacak?  Diyeceksiniz ki “Kardeşim gitsin trafik polisine şikayet etsin”.  O tarihlerde Zile’de trafik polisi olsaydı  Sevgili H. H. Ağabeyim;  “Zile’ye niye trafik polisi verilmiyor?”  diye yazar mıydı?
Yine  bir minibüs şoförü hemşehrimizin Zile Turhal arası  yolcu taşıdığı yıllarda trafik polisi varmış ki minibüsün camına astığı ve yolcuların uyması gereken on emir içinde polis de geçmektedir;
Parayı bozuk ver, kapıyı çarpma, arkayı dörtle, sigara içme, yolda salına salına yürüme, plakamın numarasını alma, ehliyet sorma, pikâba karışma, polis görmeden atla, kafamı bozma!
Yaa sevgili hemşehrilerim. Belki bu on emrin asılı olduğu minibüsle seyahat ettiniz. Ama bu  minibüse binip de itiraz eden bir büyüğümüz var ise bize yazarsa yayınlarız.
     …
Yazımızın girişinde Rahmetli Fikret Tarhan hocamızın yazısından alıntı yapmıştık. Bakın Fikret Hocamız Zile’nin daha hangi dertlerine kafa yormuş, feveran etmiş;
Günden güne gelişen ve güzelleşen şirin Zile’mize bir pasta salonu açılması için bazı söylentileri haber aldık…     …
Düğün yapmak istersin salon yok.  Temsil yapmak istersin salon yok. Konser vermek istersin salon yok.  Sanat geceleri için, şiir günleri için, konferanslar için salon yok.  Öğretici filmler için salon yok. Spor faaliyetleri için salon yok.
Okulların salonları yok. Belediyenin salonu yok. Beden Terbiyesi’nin salonu yok. O halde toplum faaliyetlerine paydos Zile’de… Salon diye yazı yazarsın sinemacılar gocunur size…
Bugün pasta salonlarımız, düğün salonlarımız var. Konser, şiir günleri, konferans, öğretici filmler için salonlar var ama temsil, tiyatro yok, şiir günleri konferanslar yok. Panel var  sempozyum var. Hem de ülkemizin en muteber bilim adamları, yazarlar geliyor. Ama dinleyecek katılacak Zileli yok.
    …
Peki salon yok, pasta salonu yok da Zile’de o zamanlar başka ne var ne yokmuş acaba?
- Zile’de İstasyon Mahallesi var. Belediye otobüsü yok.
- Zile’de Belediye garajı var. Hükümet önündeki arabalara mani olan yok.
- Hükümet binasının merdivenlerinde kayan çocuklar var. Mani olan yok.
- Zile’nin anlayışlı, gözü açık halkı var.   İşbirliği yok.
- Zile gibi her şeye, her bakıma lâyık bir beldemiz var. Sesini duyuracak sahibi yok.
    …
Bir Belediye Başkanı  büyüğümüz de Şehir Kulubü’nde  akşamüzeri otururken itfaiyenin  siren sesleriyle  irkilince telefona koşar, memura isim vermeden sorar; “-Belediye Başkanımızın evi yanıyor” cevabını alır. Neyse ki yangında kurtarılır ama yol açılması sebebiyle istimlak edilerek yıkılır.
     …
Dönemin Zile Kaymakamı bir köye gider. Köyün muhtarı mükemmel bir ziyafet çektikten sonra isteklerini şöyle sıralar;
- Köyümüze okul isteriz, yolunu da yaptır, çeşmemizin suyu noksan, arazi yollarımız…” Deyince Kaymakam  iki parmağını ağzına götürerek;  
  - Daha sayma muhtar, ahanda gusirem’ der.
Seçimlerde bir yemekten sonra  istekler sıralanırsa alın size cevap…
     …
Bir dönem mahalle muhtarları da partilerden seçildiğini şu haberden anlıyoruz
Şehrimizde yapılan muhtar  seçimlerinde … mahalleden ...’’sini DP, …’ünü  CHPi aldı.
Şimdi ise böyle bir yasal düzenleme yok.
     …
Milletvekilliği, belediye başkanlığı  seçimlerinde adayların taraftarları bulunur. Seçim büroları cıvıl cıvıldır. Mevsimine göre çaylar, meşrubatlar içilir, Bayraklar, flamalar asılır. Müzik yayınları yapılır. Bunlar seçimlerin renkli ve güzel yönleridir. Tabi ki takım tutar gibi aday ve başkan tutulduğu da olmaktadır. Bakın böyle bir Zileli hemşehrimiz  ne demiş ve başına ne gelmiş?
M. K.  Mahallesi’nden terzi  … sarhoş olduğu halde, ….’nu (Belediye  Reisi) sevmeyenlere küfür ettiğinden tevkif edilmiştir.
Bizden yazıp uyarması sevgili hemşehrilerimiz.
     ...     
Zile’ye hizmet etmiş bir büyüğümüzün  şaştıklarından bazıları aşağıda verilmiştir. Şu yağışlı mevsimde şehir içinde sağa sola çamur sıçratarak acele ile geçen motorlu nakil vasıtalarına,
Zileli olup da  1966 mebus adayı kambur S.’yı tanımayanlara,
Yazın sıcak günlerinde kışı düşünmeyip Belediyemiz ucuz odun temin edecek ümidiyle bugün yakacaksız kalanlara,
Şehir P.  otelcisi S. dayının son zamlardan sonra rakıdan vazgeçtiğine inananlara,
Şaşarım….

Sevgili hemşehrilerimiz;
Gerginlik arzu etmediğimiz bu seçim atmosferinde, bir nebze olsun dikkatinize sunmak için Zile’nin toplumsal tarihinden bu anekdotları aktardık sizlere.
Okuyucularımızdan bu yazının devamı için  istek geldiği takdirde  daha fazlasını sizinle paylaşacağız.
İyi günler diliyorum.

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı UA-5724924-2