Yazı Detayı
02 Şubat 2009 - Pazartesi 00:00 Bu yazı 13722 kez okundu
 
ULU CAMİ 100 YAŞINDA
Bekir Altındal
mail@mail.com
 
 

Zile'mizin en güzel eserlerinden Ulu Cami yapılışıının üzerinden 99 yıl geçmiş. İlk yapılışı Mehmet Zaluli tarafından H.666//1267 yılıdır. Bir yerin şehir olmasının en büyük göstergesi, o şehirde ulu cami olmasıdır. Bu kitabe Tarihçi-Yazar Necdet Sakaoğlu Hocamızın deyimiyle Zile'nin tapusudur. 
Zile Kaymakamı Nasrullah Paşa tarafından 1590'lı yıllarda  tamir görmüş ve bu isimle Vakıflar adına kayıtlı bulunmaktadır.
1900 yılların başlarında yıkılmaya yüz tutması üzerine Sivas Valisi Saray'a yazdığı yazı ile Ulu Cami'nin yeniden yapımı için dönemin padişahının özel hazinesinden yardım talebinde bulunmuştur. 
1902  tarihli belgede Zile 4000 haneden fazla olduğu belirtilmektedir.  Aynı tarihli belgeye göre 1902 yılındaki keşif bedeli 148.100 kuruştur.  Kubbeye konan kurşun ile minarenin tamiri masrafı 15.000 kuruştur.
Kaymakam Süleyman Nemci Beyin himmetleri, Zile ve köyleri halkının yardımları ile yapılmıştır. Kiremitleri kiremit ocağından elden ele alınarak yerleştirilmiştir.  Bütün zile halkı bir işçi gibi çalışmıştır. Arif Kılıç Hoca, hiçbir yerden yardım alınmadığını yazmaktadır. Sivas Valisi'nin yardım talebi üzerine Padişahın yardım edip etmediğini bu aşamada belgelendiremedik.
Caminin yapımında Müftü Hamdi Efendi'nin de büyük gayret ve yardımları olmuştur. Kubbe  ve pencere önleri yazıları Hamdi Efendi tarafından yazılmış olup 1980'li yıllarda Hattat İsmail Erdal Hocamız tarafından aslına sadık kalınarak tekrar yazılmıştır.
1904 yılında inşasına başlanan Ulu Cami'de H.1327 yılı Şevval ayında Ramazanda namaz kılınmaya /(1909 yılı Kasım) başlanmıştır. 
Doğu giriş kapısının üzerindeki Ayet (Zümer 53) tercümesi: Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki o bağışlayandır, merhametlidir.
Sol yan giriş kapı kitabesinde: "Göçüp gitmeden önce namaz için, ölümden önce tevbe için acele edin"  hadis-i şerifi yazılıdır.
Camiye girerken ahşap kapıya dikkatli bakarsanız, kapı kanadında kakma ile işlenmiş tek kubbeli bir cami resmi göreceksiniz.
Mimari olarak örnekleri içinde  harim ölçülerine göre en büyüklerinden biridir. Neo Klasik dönemin  bütün özelliklerini taşımaktadır..
1939 depreminde minaresinin alem kaidesi ve üstü yıkılmış olup yeniden konmuştur. Minare tipi olarak eşine ender rastlanabilen bir mimarisi vardır.
Belki de ailenizden, sülalenizden babanız, dedeniz veya bir büyüğünüzün de bir taşını kaldırmış, bir kiremitini taşımış, emek vermiş, malından, mülkünden yardım yapmış olabilir.  olabilir,
Bu yazıyı okuduğunuzda; Zile'de iseniz, hemen gidip, Zile'de değilseniz, Zile'ye geldiğinizde ilk iş olarak, dışardan başınızı kaldırıp bir bakın Ulu Cami'ye. Bakın minaresinin eşsiz zarafetine, inceliğine. Seyredin bir Cuma akşamı kandillerini. Girin içine besmeleyle. Girerken kapısındaki kitabelere, el işlemeli, oymalı ahşap kapılarına bakın alıcı gözüyle dakikalarca, Oturun kubbenin altında, kaldırın başınızı yukarı, aklınıza getirin yukarıdaki yazılı olanları, Yaptıranlara, yardım edenlere okuyun bir Fatiha. Eminim bir başka duygularla  çıkacaksınız  bu güzel camimizden…. 

 Bekir ALTINDAL
 İstanbul – 24. Eylül 2008

zile_0020_w.jpgUlucami[1].jpg

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı UA-5724924-2