Yazı Detayı
06 Ocak 2009 - Salı 00:00 Bu yazı 15347 kez okundu
 
ALTIN KIYMETİNDEKİ ZİLE' M
Ahmet Sakın
mail@mail.com
 
 

Zile'nin neden altın kent oluşunu sunmadan, ön konulan açıklamak isterim. Zile'de eğitim-öğretim, Cumhuriyetten önce ve sonrası olarak ikiye ayrılır. Cumhuriyet'ten öncesine gelince; Türk Uleması Nasroğlu Ali Oğlu Ahmet Danişment Gazi, 1073 yılında Zile'yi ve çevresini almış, Zile'de uzun yıllar ilim ve irfana çok büyük i'ızmet etmiştir.

Zile ve çevresi için ilk büyük ilim ocağı Davunlu Dede diye anılan yerde Melih Ahmet Sazi'nin Şeyhülislamı İmam Melikiddine zaviye, medrese yapılmış yıllarca Zile ve çevresine eğitim-öğretim yönünden hizmet sunmuştur.

Ailece Ulema olan Mehmet Efendi ve çocukları Muharrem Efendi bu medresede çevreye ilim yaymış olup, Muharrem Efendi İmam Melikiddin zaviyesinde günlük 20 akçe ile ders vermiştir. Onun zamanında 23 akçeye bir koyun alındığına göre, Zile'nin eğitime nasıl önem verdiği ortaya çıkmaktadır.

Ali Tusi Medresesi. Hicri 631 tarihinde ölen Selçuklu Ümerasından Ali Tusi tarafından yaptırılan medrese, bu gün ki Tekke hamamının karşısında Selçuklu mimarisi ile yapılmış, asırlarca Zile'ye ilim yönünden hizmet sunmuştur.

Diğer taraftan Beyazıtı Bestami Külliyesi, Danişmentliler tarafından Şeyh Musa için Medrese ve zaviye yaptırılarak geniş bir eğitim alanı sağlanmıştır. Şeyh Musa, Beyazıtı Bestaminin 7. Batından torunu olup. Danişment, Selçuklular zamanında çok şöhret görmüş kıymetli eserler bırakmıştır. Burada yetişenler devlet yönetiminin yüksek mevkilerinde görevlendirilmiştir.

Zile sınırları içinde, Zile merkezdeki eğitimi geçercesine öğrenci yoğunluğu bakımından da üstün olan Şeyh Mahmut Emircidoğan Medresesi Çeltek köyünde çevresine ışık yaymış, izleri zamanımıza kadar gelmiştir.

İşte Güzel Zile'min yetiştirdiği ulemanlann bazıları:

Mehmet Efendi oğlu Muharrem Efendi, madın alimlerinden olan kızı Safa Hatun'a "Kızım Safa, bu kitabı senin için yazdım. Sen bu kitabı esas tutarak memleket kadınlarına nasihat et, çünki her çocuk ilk terbiyesini anadan alır. Anası o çocuğa memleket sevgisi, din sevgisi, millet sevgisini aşılıyamazsa, o çocuk mensup olduğu cemiyete fayda sağlayamaz. Kızım sen memleket kadınlarına vaizlerinde tenvir ve İslaha çalış" diyerek kıymeti eserlerve alimler bırakmıştır.

Bu Medreselerde yetişen diğer ulemalara gelince: Abdullahi ulema ve vaizdir. Bu zat Sultan Selim Camii ve külliyelerinde aralıksız 73 yıl vaizlik ve çeşitli konularda öğrenci yetiştirmiştir. Abdülmecit Efendi, Sultan Ahmet Camisinin ilk vaizidir. Buradaki görevinde ise şerhi Mesnevi, Tefsiri Fatiha, Dürerülakait gibi eserler yazmıştır. Ali Şükrü Zile Medresesinde yetişmiş Edirne Mollalığında bulunmuştur. Hadis alimidir. Kadri Mehmet, Zile'de yetişen bu alim Müderrislikte ve Mekke Kadılığında bulunmuştur. Zamanında Zile'ye öğrenci akınını sağlamış. Amasya'da yatan büyük zatların hocasıdır. Mehmet Emin, Zile'de öğrenimini tamamlamış Bosna ve Sofya Mollalığında bulunmuştur.

Şemsettin Ahmet, Zile'nin Silis köyünde olup Zile medreselerinde yetişmiş otuz kadar eser bırakmıştır. Daha sonra Sivas'a yerleşmiştir. İşte Altın Kent dediğim Zile'nin gerçek altınlarına ve kaygılarıma şimdi sıra geldi.

Yukarda isimleri geçen Alim ve Ulemanın zamanından günümüze gelen Zile Halk Kütüphanesinde bulunan el yazmalarının, Zile dışına çıkmamaları ilerde kurulacak.

Zile Müzesinde teşhir edilmesini sağlamaktır. El yazmalarının doğuşu Papirustan deriye, pamuk levhadan kağıda geçilmiştir. El yazmaları tek eserdir. Basma eser olmadıkları, İçin tekrar elle yazılsa ilkini tutmaz. İlk İslam el yazmacılığı Hz. Osman'ın Kuran-ı Kerimi yazdırmasıdır. Daha sonra Hadis-i Şerifler, Siyer-i Nebi, Şiir, tefsir, dil, tıp ve fıkıh eserlerdir.

Zile'mizdeki Altın Eserlerin Bazıları

*Kitabı Endülisi: (Mütercimi Ceyşi Ensarül Endülüs)

-Hattat Belli değil

-Şiir Arapca ve aruz

*Haletül Ebyat: Yazar-Ali oğlu İsmail Gani

-Hattat: Hasan oğlu Emin

-Arapça, şiir

*Saçaklızade: Hattat Zileli Hacı Osman Zade

-Mehmet Efendi

-Arapça

Adabı Hüseyniyesi: Yazar bölümü kayıp

Merak Gramer: Ahmet Bin Al,

-Yazar. Zile'li Mehmetoğlu İbrahim

-Yazıldığı yıl: 1061 Arapça

*Nesih-Tuhteful Mütük:

-Yazar: Muharrem Efendi

Arapça

*Nahivden Ca-mı Haşiyesi:

-Yazar: Muharrem Efendi

-Arapça

-Telhisü Miftah Minel Ma'ani Velbeyan

-Yazar: Muharrem Efendi

*Ceylan Derisine yazılmış Kuran-ı Kerim Bunu Halk Kütüphanemizde elime aldığımda en büyük saadeti yaşatmış anılarımın içinde altın kıymetinde anı bırakmıştır.

Ben derim ki, ülkemizde 98 Müze, 90 bağlı birim 129 ören yeri toplam 317 ünitedir. Madem ki müzeler uygarlık tarihine ait her türlü objenin bilimsel kurallar altında sergilenen mekanlarıdır.

Eserler kendi doğdukları yerde sergilenmeli oranın halkına emanet edilmeli,

98 Müzenin yanına birde Zile'mizde müze açılmasıyla 9S'u tamamlamış oluruz. Duyarlı hemşehrilerime derim ki, el yazmalarını koruyalım, kolluyalım takip edelim, tek, tek meçhule gitmesinler derim.

Saygılarımla.

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı