Yazı Detayı
22 Kasım 2008 - Cumartesi 00:00 Bu yazı 20377 kez okundu
 
Tarihi ve Kültürü ile Zile Sempozyumu Kapanış Konuşmalarından...
Ayşegül Sarısoy Aran
mail@mail.com
 
 

Merhaba, İyi hafta sonları diliyorum.Daha önceki bölümlerde sizlerle ekim ayında yapılan sempozyumun içeriği ile ilgili konuları paylaşmıştım. Kapanış konuşmaları ve gezi izlenimleri kalmıştı. Biz sapla samanı karıştırmamalı, yiğidi öldürüp hakkını vermeliyiz.

Eğer bir kişi, bir hemşerimiz iyi güzel işler yapıyor, yaptığı işi layıkı ile taşıyor ise o kişinin hakkını teslim etmeliyiz.

Biz hiç durmadan şikayet edelim, gençlere iş imkanı yok, Zile ekonomik ve sosyal hayatına yüksekokulun katkısı nasıl olacak,Zilemiz günden güne geriliyor, tarihe sahip çıkılmıyor, Zile den insanlar kaçıyor, değerlerimiz yok oluyor diyelim ve bunun yanısıra Zile de değişimi sağlayacak organizasyonlara katılmayalım, yapanları eleştirelim, birbirimizi kategorize edelim. Böyle davrandığımız vakit ne biz gelişiriz, ne Zile. Vefa dost meclislerinde yetişir, gelin Zile yamaçlarının gülü olsun.

DSC00885.JPGDSC00838.JPG

Hepimiz bir nebze katkı koyalım.Gelin birer yazı ile iyi işler yapan komşumuzu, akrabamızı Zile içinde dışında olsun farketmez, iyi işler yapmış olsun ya da iyi insan olsun, gelin onları anlatalım. Mesela geçenlerde Sayın Ahmet Ocakçıoğlu'nun okulundaki okul aile birliği başkanı ve İstanbul'daki bir hayırseverin bağışı ile ilgili bir postası vardı ne güzel işler bunlar, belediyemiz hastaneye ambulans hediye etmiş, ne güzel işler. Ahmet Ocakçıoğlu'nun bir dönem köylerde yaptığı çalışmaları duymuştum. Kendi yaptığımız işleri anlatamayız belki fakat çevremizdeki insanları ve yaptıklarını, katkılarını anlatabiliriz. Aslında örnek teşkil etmesi açısından herkes kendi yaptığı işleri de anlatmalı diye düşünüyorum.

Ne dersiniz? Zile deki hemşerilerim,Zile'de iyi işler yapanları, Zile dışındakilerde bulundukları yerlerdeki Zilelilerin yaptığı iyi işleri anlatsın ya da tanıdığı Zilelilerden iyi işler yapanları anlatsın.

Kalemizi, pekmezimizi, sazımızı, sözümüzü,dağımızı, taşımızı biliyoruz, insanımızı da bilelim.Komşusuna güleryüzlü olmak bile iyi bir iş olsun bizim için, ne dersiniz?

İyi insanlar sessiz olur diye bir söz vardır. Bizim halkımız sessizdir , iyi yapanı da kötü yapanı da ayırt eder. Yöneticiler gelir gider, baki olan Zile dir, Zilelidir.

Bu nedenle Zilelilerin Zile için biraraya gelmeleri, sivil toplum teşkilatları oluşturarak, yapılması gerekenleri tespit edip, belediye başkanı, kaymakam, vali gibi makamlarla işbirliği içinde olmaları gerekir. sempozyumda Sayın Kaymakam bey ile tanıştık, yapıcı, ufku geniş, vizyon sahibi ve mütevazi bir kaymakam şehrimizde görev yapmakta. Bunlar bizim için birer şans.

Zile'de bir yüksekokul var, Zile de okumaya gelen öğrenciler sosyal alan açısından şikayetçiler.

DSC07382.JPGDSC07329.JPG

Burada bir sempozyum yapılıyor. Bu sempozyuma bir çok üniversiteden dalında uzman ve etkin hocalar katılıyor. Konu tarih ve kültür. Zile de bir turizm okulu var. Benim anlayamadığım,bu turizm okulunun öğrencileri turizmi tarih ve kültür dışındaki hangi konular ile yapacaklar .

Üstelik Turizm yüksekokulunu kuran hayırsever kişi bu sempozyumu üstleniyor. Sen oraya turizm okulu kur sonra da tarih ve kültür sempozyumu yap, bir günde değil üçgün boyunca ve bir yüksekokul öğrencisi ilgi göstermesin.

Bu sempozyumda Zile yüksekokulunun bir tanıtımının yapılması gerekirdi. Zile yüksekokulundaki hocaların, konuk hocalar ile tanışmaları sohbet etmeleri gerekirdi.

Zile'ye gelen profesörler öğrencilerine,lisans, yükseklisans, doktora tezleri veriyorlar.

Zile için bu ne demek biliyormusunuz? Zile için bir çok akamisyen araştırma yapacak, Zile akademik yayınlarda yer alacak, Zile deki yüksekokul veya Tokat' taki üniversite ile ortak çalışmalar yapılabilecek.

Ayrıca Zile deki yüksekokul için talep artacak, okul değer kazanacak.

Zile'deki yüksekokul öğrencileri kendilerini bu dallarda bu kadar yetkin mi görüyorlarda bu sempozyuma ilgi göstermiyorlar. Okul bittiği vakit iş sıkıntısından bahsediyorlar. Donanım olmadığı vakit tabii ki iş sıkıntısı yaşanıyor. Turizm ile ilgili kendilerini geliştirmek için hangi yollara başvuruyorlar, hangi uzman kaynaklara başvuruyorlar.

Hangi projeleri oluşturup, hayata geçirilmesi için uğraş veriyorlar.

Yüksekokulun bırakın Türkiye'yi yurtdışına açılımlı olması gerekir.

Gelecek yıllarda bu tür sempozyumların uluslararası yapılarak, Zile'nin tarihi ve kültürel zenginliklerinin duyurulması gerekir.

Sempozyumdaki araştırmaların sonucunda derlenen kültürel unsurlar turizm sektöründe birçok kişiye yatırım ve iş imkanı sağlayacaktır.

Tabii bu tür sempozyumlar yeni iş olanaklarını sunan fikirlerin doğmasına sebep olur. bu açıdan da ele almamız gerekir. Zile de işsizlikten şikayet ediyoruz. Sempozyumda bizi Karadeniz Restaurantta götürdüler. Güzel temiz nezih bir ortam, şehir merkezindeki lokantalarında böyle temiz ve uyumlu olması gerekir. Karadeniz Restauranttan(Lokanta dense daha iyi olur mu?) çıkarken işletme sahibinin masasında Mostar Dergisi dikkatimi çekti. Ben de severek okurum Mostar'ı.Belki de Bosna'dandır düşüncesi ile Nerelisiniz dediğimde Rizeli olduğunu öğreniyorum. Buyrun işte Rizeli ve kardeşleri ile birlikte,ailece hanımı, çocukları ile beraber güzel bir işletmeleri var birçok kişiye iş imkanı sağlamışlar. Üstelik kültürel konulara duyarlı.

Cemalettin Bey, dönüş günü Gönülbağı'nda bizi ağırladı. Gönülbağı'da dereboğazı yolunda süper güzel bir yer, temiz, ferah, nezih. Dönüş günü olduğu için çok fazla kalamadık fakat etrafı yeşillik, sakin, yazlık, kışlık mekanı ayrı, temiz bir havuzu var, Zile'yi hissebileceğin bir mekan. Aslında yatırımlara Zileli ve değil şeklinde yaklaşmamak gerekir fakat Zileli bir hemşerimizin böyle bir mekan yapması bizi ayrıca gurulandırdı doğrusu.

DSC07303.JPGzilesempozyum10 028.jpg

 

Ballıca Mağarasına bir ziyaret gerçekleştirdik. Önceki yıllarda Ballıca Mağarasını görmüştüm. Bu defa bir hayli üzüldüm. Çünkü daha önceki gidişlerimde mağaranın ışıklandırması harekete duyarlı sistem üzerine kurulu idi, siz yürüdükçe aydınlatma sağlanıyor, mağara içinde görevli fotoğraf çekimine karşı uyarıyordu ve mağara içinde bir hayli yarasa mevcuttu.

Bu yıl gördüğüm manzara Ballıca Mağarasının gelecekte yok olacağının izlerini veriyor. Çünkü herhalde ekonomik olsun anlayışı ile aydınlatma sistemi değiştirilmiş, ekonomik ampuller takılmış, mağara içinde hiçbir görevli ve uyarı yok, flaşlar sürekli patlıyor ve yarasalar mağarayı terketmiş. Ekolojik denge bozuluyor. Mağara işletmesi özel bir şirkete devredilmiş herhalde büyük bir aymazlık yaşanıyor. Bunu Tokat Valiliğinin ziyaretçi defterine yazdım fakat kontrol ettiğimde yazı gözükmüyor. Sayın Belediye Başkanımızın gerekli yerlere ileteceğini ümit ediyorum.

9-12 Ekim 2008 "Tarihi ve Kültürü İle Zile Sempozyumu" KAPANIŞ KONUŞMALARINDAN...

Prof.Dr. Saim Sakaoğlu, sempozyumu bazı eksikleri olmasına rağmen (isimlikler olmalı) tam başarılı buldu.

Öğrencilerin katılımı için teşekkür etti.

Prof.Dr. Esma Şimşek bu sempozyumun Zile kültürü için doğum, milat olduğunu belirtti.

Prof.Dr.Mehmet Özsait, iyi düzenlendiği ve iyi organize edildiği için teşekkür etti ve sözlerine şöyle devam etti.

" Özellikle kale, Ören yerlerine değinmek istiyorum. Antik tiyatrodan Anadolu'da iki örnek var. Bunlardan bir tanesi Zile'de. Burada temizleme ve önünden geçen yola sondaj yapılarak, sahneye ulaşılabilir. Kale içindeki sarnıçlardan biri açılmış. İğdir Köyü son derece ilginç. Tarihi ve Milli Park olabilecek durumda. 16 kaya mezarını inceledik, tam sonuçlanmadı. Sempozyumdan sonraki günlerde çalışmamız devam edecek.Hamam yapısının varlığını biliyoruz. 32 sütun şeklinde taş şimdilik kapalı. 70 köyü dolaştık, 90 yerleşim yeri tespit ettik fakat sonlandıramadık.Ören yerleri kaçak kazılar ile tahrip edilmiş, yazılar tahrip edilmiş. Bunların muhtarlık ve devlet eli ile koruma altında tutulması gerekir." Ayak izlerimiz 1071, 1176 değil, neolotik dönem izleri var. kafkaslar ile Orta Asya'ya bağlıyor. Bunlar ortaya çıkınca tarih ortaya çıkacak.

DSC07211.JPGDSC07401.JPG

Prof.Dr. Erman Artun " Bu tür kültürel toplantılar da, kültürlerin toplanması, gelecek yıllara aktarılması gerekir. Sempozyum amacına ulaşmıştır. Belli başlı konularda araştırmalar yapılmış. gelecek sempozyumlarda işlenmeyen konularda araştırma yapılarak, gelecek nesillere aktarılmalıdır."

Prof.Dr. İsmail Özçağlar konulu sempozyumlar yapılmasını ve üniversitelere başvurulmasını önerdi.DPT'nin Zile ile ilgili çalışmalarını anlattı.

Prof.Dr.İlhan Genç genel değerlendirme sonrasında yeni araştırma konularına dikkat çekti. Örneğin "şehirlerin başına getirilen KARA kelimesi araştırılabir" dedi Prof.Dr. Saim Sakaoğlu, Sayın Murat Ayvalıoğlu'na hitaben" Bu toplantı için kaç kalp kırdım bilemezsiniz fakat kırılan kalplerin yanına sizin

sevginizi götüreceğim. Yanınızda bir yardımcı var, soyadı olduğu

için söylemiyorum, gelecek sempozyum Yardımcı dışarda olabilir, Ben her zaman yanınızdayım, Kaymakam Bey'e de teşekkür ediyorum" dedi.

Yrd.Doç.Dr. Mehmet Yardımcı

"Zile ilgili çalışan adını burada sayamacağım bir çok kişi var,Zile'ye turizm haftası ile ilgili konferansa davet eden Sayın Murat Ayvalıoğlu'na, Sayın Cemalettin Dinçer arkadaşıma sohbet sırasında keşke tarihi ve kültürü ile Zile sempozyumu yapılsa dedim. Her ikisi de hemen biz ne gerekiyorsa üstleniriz dedi. Başkan ve Cemalettin Bey olur deyince ben yola çıktım. 40 davetiye verdim hepsi de tamam dedi.

Sayın Metin Ekici Kosova'dan bugün döndü, geleyim dedi yormak istemedik, Sayın Seçkin Aydın Kıbrıs'ta olduğu için katılamadı." dedi.

Murat Ayvalıoğlu katılımcılara hitaben:

"Ben bu iltifatlara layık olduğumu düşünmüyorum, bu memleketin neler yetiştirdiğini sözün üstatları söylediler. Hocam bırakın bu susuzluk bitmesin, bitmesin ki bu birliktelik taşınabilsin. Tuzun suya hasret kıldığı gibi, sizin bize verdiğiniz bilgiler geleceğe taşınacak.

Konuklar, katılımcılar gördüler ki bu aşığın maşukuna kavuşmasında bir ilk adım.

Rahman ruhsat verdiği, siz katkı koyduğunuz sürece biz de hadim olmaya hazırız."

Bütün bu konuşmaların içinde katılımcıların belleğinde kalan ve Zilelilerin en çok hoşuna giden Prof.Dr. Şerif Ali Bozkaplan'ın "..... Bu araştırmaların sonucunda, Tokat Zile'ye bağlı izlenimine kapıldık...." sözü oldu.

Saygı ve Selamlarımla

Ayşegül Aran

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı