Yazı Detayı
08 Ekim 2008 - Çarşamba 00:00 Bu yazı 21985 kez okundu
 
ZİLE PANAYIRI ÜZERİNE HALK BİLİMSEL BİR İNCELEME
Nurhan Buhan
mail@mail.com
 
 

Bu makale, Zile Panayırı’nın geçirdiği kültürel değişim ve dönüşümleri inceleyerek, panayırın bir gelenek olduğunu vurgulamak amacıyla hazırladığımız yüksek lisans tezimizin özet olarak değerlendirilmesidir. Alışveriş ve ticaretin geliştirilmesi gibi en önemli işlevi yanında; sosyalleşme, dinlenme ve eğlenme gibi işlevlerinin olması, panayırların halk bilimi bakış açısıyla değerlendirilmesi açısından önemlidir.

Anadolu’da yapıldığı bilinen en eski panayırlardan biri olan Zile Panayırı’nın tarihî geçmişine bakıldığında; ne panayırın ilk yapıldığı tarih hakkında, ne de başlangıcından günümüze aralıksız sürüp sürmediğine dair elimizde bilgi yoktur. Araştırmada incelediğimiz kaynaklar gösteriyor ki, Türklerin Orta Asya’da sınır boylarında veya ünlü ticaret yolları boyunca kurulan kervansaraylarda oluşmuş -adı panayır olmasa da- bir alışveriş geleneği vardır. Elbetteki gelenek dinamiktir, gelişir ve dönüşüme uğrar. Türkler, Zile’de mevcut olan panayır geleneğine, kendi kültürel unsurlarını katmışlardır. Böylece Zile Panayırı önemli bir dönüşüm geçirmiştir. Tuncer Baykara, XVIII. yüzyılın en namlı panayırları olarak bilinen Zile ve Yapraklı yıl-pazarlarının kökenlerinin, Selçuklu Devrine kadar gidebileceğini belirtmiştir (2000: 125).

Osmanlı döneminin “Anadolu’da merkezî idarece organize edilen yedi büyük panayırından biri (Şen 1996: 11)” olan Zile Panayırı, Cumhuriyet dönemindeki ülkeyi etkileyen iktisadî ve sosyal değişimlerden etkilenmiştir. Panayırın kültürel yapısını oluşturan unsurların teknolojinin karşısında direnebilmesi çok zor olmuştur. Ulaşım vasıtalarının artması sebebiyle, çeşitli alışveriş ortamlarına kolaylıkla ulaşılabilmesi ve her çeşit ürünün her zaman halkın ayağına geliyor olması, bütün panayırların ticarî önemini azaltmıştır. Zile’nin doğu-batı ulaşımının dışında kalması, çevre il ve ilçelerde de panayırların kurulması, geniş bir bölgeye hitap eden Zile Panayırı’na olan ihtiyaç ve ilgiyi yok eden diğer sebeplerdir.

Zile panayırının, ulusal nitelikte bir alışveriş merkezi iken, giderek sadece Zile ve yakın köylerine hitap eden, hafta pazarlarından biraz daha büyük bir pazar görüntüsüne dönüşmemesi için, panayırları canlı tutan ulusal kültür unsurlarının iyi belirlenmesi ve bu kültürel unsurların -çağın gereklerinden uzaklaşmadan- küresel kültüre kazandırılması gereklidir.

Zile Panayırı’nı geleneğe dönüştüren bu kültürel unsurlar şunlardır: Panayır hazırlıkları, panayır eğlenceleri, panayırda oluşan alış veriş kültürü, panayır etkisiyle gelişen geleneksel meslekler ve el sanatları, panayıra bağlı olarak üretilen ve panayırla yaygınlaşıp imgeleşen yiyecekler ve kış hazırlıkları.

Panayır hazırlıkları: Panayır hazırlıkları içinde yer alan panayır organizasyonunun planlanması, panayır tarihinin, süresinin ve panayır yerinin belirlenmesi, tanıtım ve reklam kampanyasının yürütülmesi, konaklama, yeme-içme gibi ihtiyaçların giderilmesi, güvenliğin sağlanması gibi konularda yapılan uygulamalar ve bu uygulamaların sürekliliği, Zile Panayırı’nın gelenekselleşme sürecine önemli bir katkı sağlamıştır. Her yıl panayır öncesi yapılan hazırlıklar değerlendirildiğinde, şu gibi değişim ve dönüşümler tespit edilmiştir:

Panayırın yapıldığı tarih ve süre konusunda önemli bir değişim yoktur, ancak panayırın yapıldığı alan sürekli değişiklik göstermiştir. Panayır, her yıl ekim ayının son haftaları ile kasım ayının ilk haftaları arasında yapılır ve on-on beş gün sürer. Geçmişte hasat sonrasına denk gelen panayır, halkın her türlü alışverişini yaptığı mahallî bir takvimin başlangıcı olma özelliğini günümüzde oldukça kaybetmiştir. Eski ve büyük bir panayır olmasına rağmen, sabit bir panayır yerinin olmayışı, yerleşim alanının panayırın yapıldığı yöne doğru gelişmesindendir.

Panayır hazırlıkları içerisinde gelişen teknolojiyle bağlantılı olarak, en fazla değişim ve dönüşümün, tanıtım ve reklam işlerinde olduğu görülmüştür. Belediye; bazı yıllar, tanıtım ve reklam için üzerinde Zile veya Zile Panayırı amblemi olan özel ürünler hazırlattırıp, bunları panayır hatırası olarak satışa sunmuştur. Panayır duyurusu yapılırken sırasıyla tellallar; el ilanları, afişler, yerel gazeteler; hoparlör, radyo, televizyon ve internet kullanılması, sözlü kültürden yazılı ve daha sonra da elektronik kültüre geçiş sürecinin sonucudur.

Panayır hazırlıkları içerisinde en önem verilen unsurlardan biri de, panayır için gelecek olan esnaf, sanatçı ve ziyaretçilerin misafir edilmesidir. Geçmişte, grup bilinciyle hareket eden Zileliler, gelen misafirlerin ağırlanması konusunda sorumluluğu paylaşmıştır. Her ev kendi gücü nispetinde –tanıdık, tanımadık diye ayırt etmeden herhangi bir karşılık olmaksızın- uzaktan gelen panayır ziyaretçilerini yedirip içirip yatırmıştır. Zile’de misafirperverlik, saygınlığı artırıcı bir özellik olarak görülmüştür. Zamanla, yukarda belirtildi gibi panayırın bölge için önemini kaybetmiş olması, ulaşımın kolaylaşması, insanların bulunduğu yerlerde her türlü ihtiyaçlarını karşılayabiliyor olmaları sonucu, ziyaretçi sayısında azalma olması; yeni inşa edilen evlerin misafir ağırlamaya uygun olmaması gibi sebeplerle, tanımadık misafir ağırlama geleneği yaygınlığını kaybetmiş; ancak eş, dost ve akrabaya gösterilen misafirperverlik henüz devam etmektedir.

Panayır komitesinin organize ettiği panayır hazırlıklarından olan açılış merasimlerinin siyasî işlevinde de bir değişim olduğu görülmektedir. Açılış törenlerinin, geçmişte Zile’nin sorunlarını merkezî yönetimlere aktarabilmek gibi, daha dışarıya dönük bir siyasî işlevi varken; bugün, yerel yönetimlerin kendini tanıtıp gücünü ortaya koyması; yine yerel yönetimlerin halkla bütünleşmesi, halkın da yöneticilerine yakınlaşması gibi içe dönük bir siyasî işlevi vardır.

Panayır eğlenceleri: Zile Panayırı’nın kültürel yapısını oluşturan panayır eğlencelerinin Cumhuriyet döneminde geçirdiği değişim ve dönüşümleri incelediğimizde, Osmanlı Döneminden beri devam eden geleneksel eğlencelerin yerini, zamanla özellikle Batı’dan alınan yeni eğlence anlayışına bıraktığı görülmektedir. Kökeni, Orta Asya Türk kültürüne dayanan “Osmanlı Şenliklerin”den cirit, at yarışı ve güreş gibi seyirlik spor karşılaşmaları ile; geleneksel Türk tiyatrosu, çadır tiyatrosu, cambaz gösterileri vb. eğlenceler, Cumhuriyet Dönemine taşınan geleneksel eğlencelerdir; ancak Cumhuriyet dönemine taşınan geleneksel eğlencelerin birçoğunun işlevini kaybettiği, bazılarının ise değiştiği görülmüştür.

1970’li yılların sonuna kadar son derece ilgi gören geleneksel Türk tiyatrosu, çadır tiyatrosu, cambaz, esnaf alayları gibi eğlenceler, televizyon sayesinde eğlencenin her eve girmesiyle, bugün artık işlevini kaybetmiştir. Âşıklık geleneğinin de, panayırda işlevini kaybetmesinde, sözlü kültür ortamından yazılı ve elektronik kültür ortamına geçiş sürecinde yaşanan değişim etkili olmuştur. Osmanlı eğlencelerinden günümüze kadar taşınan hokkabazlık, bugün değişerek illüzyonistlik olarak karşımıza çıkar. Geleneksel eğlencelerin yerini, lunapark ve sirkle birlikte yavaş yavaş yeni eğlence anlayışına bıraktığı görülmüştür.

Eski dönemlerdeki cirit ile köy seyirlik oyunlarıyla ve 1960’lı yıllardan itibaren yerel derneklerin ve okulların düzenlediği gösterilerle halk, kendi eğlencesini kendisi de oluşturmuş; böylece bazı panayır eğlencelerinin bizzat içinde olmuştur.

At yetiştiriciliğinin masraflı olması ve at yarışlarının büyük şehirlerdeki hipodromlarda yapılması sebebiyle; at yarışı, cirit gibi halk sporları, panayırda artık yapılmamaktadır. Halk sporlarına ilginin azalmasının sebebi, resmî ve özel kuruluşların futbol, basketbol gibi spor dallarına daha çok destek vermesidir; ancak Türkiye Güreş Federasyonunun kurulması, böylece güreşin desteklenmesi sayesinde, güreş bütün Türkiye’de hâlâ ilgi gören bir spor dalı olarak kalmıştır. Zile Belediyesi’nin de güreşe destek vermesi, yeni güreşçilerin yetişmesini sağlamıştır. Son bir iki yıldır, anlaşmalı güreşler yapıldığı gerekçesiyle, Zile Panayırı’nda güreşlerin düzenlenmediği görülmüştür. Panayır güreşlerinin halkın geçmişiyle ve kültürüyle arasında bir bağ kurma işlevi vardır. Bu sebeple güreşlerin, Zile Belediyesi Güreş İhtisas Kulübü sayesinde bölgede yetişen güreşçilerle devam ettirilmesi bu kültürün yok olmaması için bir çözüm olabilir.

Panayırlar, insanları bir araya getirerek, sosyal hayatın canlanmasını ve gelişmesini sağlayan ortamlardır. Panayırın önemli bir işlevi, dinlendirme ve eğlendirmedir. Yaz boyunca çalışıp, hasat mevsiminde yorulan halk, panayırla birlikte yorgunluğunu atarak rahatlar, kış aylarına daha mutlu girer. Bu sebeple, panayırlarda gelişen çağa uygun eğlence unsurlarının devam etmesi gereklidir. Kültürel animasyonların farklı tasarımlarla yenilenmesiyle; Zile’de, hem panayır geleneğinin korunması, hem de geleceğe taşınması mümkün olacaktır.

Alışveriş kültürü: Panayırda oluşan alışveriş kültürü de, halk bilimi açısından önemlidir. Panayır sayesinde, Zile’de ve çevre şehirlerde üretilen ham maddenin değerlendirilmesi, malın sergilenerek alıcı bulması, rekabetin oluşturulması sonucu; Zile’nin endüstri, ticaret ve teknoloji bakımından gelişmesi sağlanmıştır. Panayır bünyesinde emtia, zahire ve hayvan pazarları kurulmuştur. Bu pazarlar sayesinde Zile, yakın çevresinin önemli bir alışveriş merkezi olma özelliğini uzun yıllar devam ettirmiştir. Bununla birlikte, 19. yüzyıldan itibaren bütün dünyada panayırdan fuarcılığa geçiş süreci yaşandığı için, Zile Panayırı da pek çok resmî ve özel kuruluşların mallarını sergileyip, tanıttıkları bir ortam oluşturmaya başlamıştır. Daha önce bahsedildiği üzere, ülkeyi etkileyen iktisadî ve sosyal olaylar, panayırlardaki alışveriş kültürünün değişmesine de sebep olmuştur.

Bölge halkı için panayır, sanat anlayışıyla eğlenceleriyle olduğu kadar, satılan mallarıyla da yeni ve farklı olanın sergilendiği ortamlardır. Panayıra getirilen yeni tarım aletleriyle, bölgede ziraat gelişmiş; emtia pazarına getirilen giyeceklerle, yılın modası belirlenmiştir. Bu gibi örneklerde görülüyor ki; panayırlar, kuruldukları bölgelerin sosyo-kültürel yapısını değiştirme gücüne sahiptir.

El sanatları ve geleneksel meslekler: Zile’de panayır etkisiyle el sanatları gelişmiş ve geleneksel meslekler uzun yıllar işlevini sürdürmüştür. Panayır için gelen bölge halkının pek çok ihtiyacı, çeşitli arastalarda karşılanmıştır. Osmanlı’dan günümüze kadar Zile’deki geleneksel meslekler ve bu mesleklerin bugünkü durumu değerlendirildiğinde, gelişen teknolojiye paralel olarak şehirlerin kendine yeter hâle gelmesiyle, bu mesleklerin de işlevini yitirdiği görülmüştür. Sayıları oldukça azalan bu mesleklerin kültür turizmine yönelik -Mustafa Üstünçelik’in yaptığı aynalı çarık örneği gibi- üretime devam etmeleri, kültürel mirasın korunması açısından önemlidir.

İmgeleşen yiyecekler ve kış hazırlıkları: Her yıl hasat ve bağ bozumu mevsiminin ardından, ekim ayında kurulan Zile Panayırı; çiftçinin ürününü satıp, parasını aldığı ve kışa hazırlık yaptığı bir alışveriş merkezi olma özelliğindedir. Bu sebeple, panayıra bağlı olarak üretilen ve panayırla yaygınlaşıp imgeleşen yiyecekler ve kış hazırlıklarının zamanla unutulmaya başlandığı görülmektedir. Bunlardan biri olan Zile pekmezi, özel sektör tarafından ticarî amaçlı üretilmekte ve pazarlanmakta, böylece yerele ait imge yiyecek, ulusal kültüre de kazandırılmış olmaktadır. Zile’nin tarihî dokusunun turizme açılması amacıyla restore edilen ve edilmesi planlanan evlerde, panayır dönemine denk gelen diğer kış hazırlıklarının, tanıtım ve pazarlama amaçlı olarak yapılması, bu kültürün tamamen yok olmasını engelleyecektir.

Bölgedeki halkın yaşam biçimi, panayır kültürünün oluşmasında etkili olmuştur. Panayırlarda sosyal dayanışmayla oluşan geleneksel kültür, insanlar arasında birlik ve beraberliği pekiştirir. Cinsiyete, maddî duruma, dini yaşama şekline ve yaşa göre farklılıklar gösteren panayır unsurları, nesilden nesile aktarılır. Değişen şartlara göre değişerek yaşamaya devam eden Zile Panayırı’nın Zile kültürüne katkısı, iyi değerlendirilmelidir. Çünkü panayır gibi organizasyonlar, şehirlerin tarihî ve kültürel dokusunu tanımak ve tanıtmak açısından önem arz ederler.

KAYNAKLAR

BAYKARA, Tuncer. 2000. Türkiye’nin Sosyal ve İktisâdî Tarihi (XI-XIV. Yüzyıllar), Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara,

GİRGEÇ, N. B. 2008. Zile Panayırı Üzerine Halk Bilimsel Bir İnceleme (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). G. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara.

ŞEN, Ömer. 1996. Osmanlı Panayırları (18.-19. Yüzyıl), Eren, İstanbul,.

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Diğer Yazılar
Öne Çıkanlar
HULUSİ SEREZLİ' nin TÜM MAKALELERİ
Ulusal Gazeteler
En Çok Okunanlar
Yazarlarımız
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
32
33
3
2
10
15
2
Galatasaray
32
33
3
2
10
15
3
Medipol Başakşehir
30
25
3
3
9
15
4
Medipol Başakşehir
30
25
3
3
9
15
5
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
6
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
7
Göztepe
27
28
4
3
8
15
8
Göztepe
27
28
4
3
8
15
9
Kayserispor
27
23
2
6
7
15
10
Kayserispor
27
23
2
6
7
15
11
Beşiktaş
27
23
2
6
7
15
12
Beşiktaş
27
23
2
6
7
15
13
Trabzonspor
25
31
4
4
7
15
14
Trabzonspor
25
31
4
4
7
15
15
Bursaspor
24
27
5
3
7
15
16
Bursaspor
24
27
5
3
7
15
17
Sivasspor
22
20
7
1
7
15
18
Sivasspor
22
20
7
1
7
15
19
Akhisarspor
19
20
6
4
5
15
20
Akhisarspor
19
20
6
4
5
15
21
Kasımpaşa
18
24
7
3
5
15
22
Kasımpaşa
18
24
7
3
5
15
23
Alanyaspor
17
26
8
2
5
15
24
Alanyaspor
17
26
8
2
5
15
25
Yeni Malatyaspor
16
18
7
4
4
15
26
Yeni Malatyaspor
16
18
7
4
4
15
27
Osmanlıspor FK
14
22
9
2
4
15
28
Osmanlıspor FK
14
22
9
2
4
15
29
Antalyaspor
14
15
7
5
3
15
30
Antalyaspor
14
15
7
5
3
15
31
Gençlerbirliği
12
19
9
3
3
15
32
Gençlerbirliği
12
19
9
3
3
15
33
Atiker Konyaspor
11
13
9
2
3
14
34
Atiker Konyaspor
11
13
9
2
3
14
35
Kardemir Karabükspor
8
13
10
2
2
14
36
Kardemir Karabükspor
8
13
10
2
2
14
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv