Yazı Detayı
25 Mart 2008 - Salı 00:00 Bu yazı 18836 kez okundu
 
ZİLELİ'YE SESLENİŞ
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yardımcı
mail@mail.com
 
 

Hey gidi memleketlim
 Gel gör şimdi şu Zile’nin  halini
 Ne Gobul deliğinden su akar
 Ne haznedar sokağında leblebi yapan var
 Gör torunlar kata vermiş arsayı
 Parsayı el toplamış 
        
 Sıkışmış iki göze
 Beton yığını evlerde Yedi komşu üst üste
 Mahalle kavramı yitmiş
 Komşuluk hak getire
 Ne ninni söyleyen var beşik ardında
 Ne anlatılan bir masal
 Ne höllük ısıtan
 Ne haşgaşı dibekte döğen kadınlar
 Ne bahçede çördük kalmış
 Ne bağ kıyısında zoğal

 Helki yok evlerde şimdi
 Heğ yok / heğbe yok
 İbrik yok
 Maltızlarda güğüm yok
 Köşe başlarında soku yok

 


Sitil yok kimsenin elinde
 Yerde dasdar yok, sofra yok 
  Peşkir yok dizlerde
 Tahta kaşıkla yenmeyen madımağın tadı yok
 Terpuşluyu  
  Nelbekiyi bilen yok

 Hey gidi memleketlim
 Gör şimdi doğduğun yerlerin halini
 Ananın dili değil konuşulan dil
 Kulak ver yeni nesle
 Ne badal diyen var merdivene
 Ne sebzeye zavzu
 Ne salçaya pelver
 


 Hey gidi memleketlim
 Bir bak şöyle etrafına
 Ne cücük diyen var /  ne culuh
 Ne nalın diyen var / ne mitil
 Ne de aksi adama çitil
 Ne mısmıl diyen var düzgün iş için
 Ne berbat iş için malamat
 Ne sahici için essah
 Ne utanmaya arsınmah
 Ne lahanaya kelem diyen var
 Ne çiviye mıh
 Ne şamar diyen var, ne şaplah
 Ne çabuk yerine şip
 Ne de alkışa  cippik


 
 Ne belki yerine elleham
Ne sağlam yerine bek, ne sırığa cerek
 Ne böbreğe  bıdık
 Ne  pisboğaz yerine sümsük diyen var

 Kel motağı bilen yok çocuklardan
 Katır kazığı
 Mimbirfo oynayan yok
 Şimdi  internet kafelerde
 Bilgisayar oyunları oynuyorlar

 


Hey gidi Zilelim bir görsen
 Hile girmiş her işe
 Leblebiyi çorum’dan
 Pekmezi Antepten alıp satıyorlar
 Yüreğimizi can evinden yakıyorlar. 
  

Mehmet YARDIMCI


 

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı UA-5724924-2