Yazı Detayı
06 Şubat 2008 - Çarşamba 00:00 Bu yazı 10698 kez okundu
 
MEVSİM HATIRALARIM
Abbas Kul
mail@mail.com
 
 
Bu mevsim gelince belleğime Zile’min geçmiş Panayırı “Deri”si gelir çocukluk hayalimi bana hatırlatır ve tekrar yaşatır.Bu güne baktığım zaman geçmişteki eğlence kültürümüz daha farklı, sade ve samimi imiş.O zaman ki coşkuyu bu gün yaşayamıyorum.Zile Panayırının “ Zile Deri’sinin” gelişini beklemek
bir yaşantı idi.Sosyal hayat takviminin başlangıç ve bitişi Zile Derisine göre ayarlanırdı (*)
Geçmişte ticari hayata şekil veren olay Zile’mizde yaşanırdı.Orta Anadolu’nun ticareti ve eğlencesi Zile de son şeklini alırdı.Zile zanaatkarı kendinden söz ettirirdi. İşinin ehli olan ustalarımızdan söz edilirdi. Nalbandından,çarıkçısına,sobacısına,leblebicine,kalaycısına,demircisine,dericisine,urgancısına,yemenicisine,telkaricis­ine,terzisine daha nice mesleği ifa eden ustalarımız vardı.Bu gün Anadolu’nun neresine gidersek gidelim,oralardaki yaşlı insanların Zile’miz de geçmişte yaşamış bir zanaatkardan söz ettiklerine şahit oluruz.Bu olay bir Zileli olarak hepimizi gururlandırır.O devirde yaşamış zanaat ehli olanlarla, müşteri konumunda olan insanlar arasında acı tatlı hatıralar yaşanmıştır.Bu hatıratları geleceğimize taşımak bizlere düşüyor.Gerek şiirsel,gerek hikaye, gerekse sahne eseri olarak bunları ortaya çıkarmalıyız. O devri yaşamış ve bu gün hayatta olan insanlarımızı bulup onlardan geçmişi ile ilgili anılarını dinlemeli ve kayıt altına almalıyız. Burada hemen aklıma gelen Çakıcı Hoca Efendi.
(toprağı bol olsun) Onun okuduğu ezanın hazzını bu gün alamıyorum. Onunla ilgili meşhur hikayeler vardı. Zile’mizin velisi’ de delisi de meşhurdur. Belki sizlerin belleğinde daha niceleri vardır.Onları geleceğe taşımak bizlere düşer. Bu mevsimin Zileli için bir başka anlamı, bağ bozumu ve pekmez kaynatma zamanı olmasıdır.Bağ kesmeleri,zilli eşek arabaları ile üzüm taşınması .Üzümlerin hanü denilen çubuk sepetlere doldurulması.Üzümlerin taşınması sırasında yaşanan o zaman için üzücü,bu gün için gülünecek olaylar !.Bağları bekleyen bekçiler ve onlarla ilgili yaşanmış hikayeler.Sevdiği kızı almayan, babasına kızıp evden kaçan bekçiye sığınan gencin hikayesini.(Bu hikayenin kahramanı vefat etmiş olup ismi bizde saklıdır).
Hikaye yi Bekçi Şaban (Şaban Döner) den dinlemiştim.Olayı yaşayan bekçi hayattadır. Pekmezin oluşumunda en etkin madde beyaz topraktır.Bu toprakta daha çok Kireçli Köyü Yaka mevkiinden çıkartılırdı.Öyle ki toprak çıkartılan yer oyula oyu la küçük bir galeri halini alırdı Bu galerilerde oyun oynardık. Beyaz pekmez toprağı pekmezin olmazsa olmazı idi.Bu gün hala aynı toprak kullanılmaktadır. Tarhanası,çalma pekmez, ,duru pekmezin kokuları etrafa yayılırdı.Her evde zelve ile pekmez dövülürdü Amaç en güzel çalma pekmezi elde etmekti.Sergenlik üzümler ayrılır ve tavan aralıklarına serilirdi Vaz hevengi yapılır, ayvalar koksun diye kilerlere asılırdı.Bu faliyetler sürerken Zile Derisi de olanca hızı ile devam ederdi Gündüzleri bu işler yapılırken akşamları Deri ğlencelerine gidilirdi...Ürünler,hayvanlar satılırdı.Deriye göre ayarlanmış olan alacak ve verecekler ödenirdi.Zile linin senedi Zile Derisinin başlangıcı idi.İmza, kefil diye bir şey yoktu .Alan ile satan arasında itimat vardı.. İtimat her şeyin üzerinde idi. Çarşı fiatları sabitti.Her kesime hitap eden ticaret ve eğlence vardı.Kesilecek olan etlikler alınırdı.Derinin sonuna doğru meraklılarını bir başka heyecan sarardı.Merak konusu güreşler ve at yarışları idi. Kırk Pınarın öyküsü bir ay kadar sürerken Zile Deri Güreşlerinin yankısı bir yıl sürerdi.Pehlivanların güreşleri ballandıra,ballandıra anlatılırdı.Sap oğlu Ali Pehlivan, Mustafa Karabacaktan Daha nice kulüp pehlivanlarından,onları tanıtan cazgırlardan,güreşe iştirak edenlerden övgü bahsedilirdi.Bu anlatım bir daha ki Deriye kadar sürerdi.Güreşe heves eden gençler bunları örnek alırlardı.Türkiye’nin her bölgesinden gelen pehlivanlar için burası bir vitrin idi.Yarış için gelen atlar “Gelin Kız” edası ile süslenir ve yarış arenasına çıkartılırdı.Dün yarış seyrettiğim yerde bu gün kat kat apartıman var.Yarışta yok oldu,yarış alanı da . Doğayı ve araziyi yok etme yarışı var.
Nihayet Cumhuriyet bayramı gelir ve kutlanır Zile Deri’si biter.O günü bitiş olarak kabul eden “Yıllıkçıların” bayramı da gelmiş olur.Hak ve ücretlerini alırlar.Böylece Zile de bir çalışma yılı daha bitmiş olurdu.Darısı bir daha ki yıla temennisi ile Zile Deri’sin de sona gelinir.Aynı olmasa da yıllardır bu faliyetler süre gelmektedir.Belki aynı coşku bir daha yaşanamayacak, şekil olarak,içerik olarak eski arzu ve istekler olmayacak ama devam ediyor.Zaman içindeki değişimlere ayak uyduramadı, belki şartlar böyle olmasını gerektiriyordur.Bu gün Zile Panayırında dünkü “Zile Deri’sinin” coşkusunu aradım.Geçmişe doğru gittim.Geçmişi bu gün, bulamayacağımı bile bile !

(*) Deri-Zile yöresinde Panayıra verilen ad. Yöresel bir sözcük
 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Öne Çıkanlar
HULUSİ SEREZLİ' nin TÜM MAKALELERİ
Ulusal Gazeteler
En Çok Okunanlar
Yazarlarımız
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
36
31
3
3
11
17
2
Galatasaray
35
37
4
2
11
17
3
Fenerbahçe
33
34
2
6
9
17
4
Göztepe
30
30
5
3
9
17
5
Beşiktaş
30
29
3
6
8
17
6
Kayserispor
30
25
3
6
8
17
7
Trabzonspor
29
33
4
5
8
17
8
Sivasspor
26
23
7
2
8
17
9
Bursaspor
25
28
6
4
7
17
10
Yeni Malatyaspor
22
21
7
4
6
17
11
Kasımpaşa
19
25
8
4
5
17
12
Akhisarspor
19
22
8
4
5
17
13
Alanyaspor
18
28
9
3
5
17
14
Osmanlıspor FK
17
26
10
2
5
17
15
Antalyaspor
17
19
8
5
4
17
16
Atiker Konyaspor
15
16
10
3
4
17
17
Gençlerbirliği
14
20
9
5
3
17
18
Kardemir Karabükspor
9
14
12
3
2
17
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv