Haber Detayı
17 Temmuz 2008 - Perşembe 00:00 Bu haber 30220 kez okundu
 
SEZAR DA GİDİYOR
ZİLE HABERLERİ Haberi
SEZAR DA GİDİYOR

Dostlarım, Bizler hala sözleriyle uğraşıp dururken elimizdeki değerleri bir, bir kaybediyoruz. Onlara başkaları sahip çıkıyor. Bize de dövünmek yakınmak kalıyor. Her zaman söylediğim  sözleri bir defa daha tekrarlamak istiyorum. Leblebimizi Çorumlular, Kömemizi Gümüşhaneliler, Pekmezimizi Antepliler aldı. Batımız , Ey 15 li türkümüz Tokat ın Madımak Sivas ın oldu. Peygamberimizin Aziz hırkayı Şerifleri Ankara ya gitti. Getirmek için çaba sarf etmiyor, sahip bile çıkmıyoruz.  Bunları saymakla bitmez. Şimdi de sıra Sezarın ünlü VENİ-VİDİ-VİCİ Sözlerine  geldi.  Onu da Amasya ya mal etmeye  Amasya ya taşımaya çalışılıyorlar. Mermerimizden sonra Sezar ve Onun dünyaca ünlü sözlerde  Amasyalı oluyor.  Bilim adamları  bildiriler yayınlamaya başladı bile. Bu konuda daha fazla yazmadan aşağıdaki yazıyı okuyunca ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. Bu yazıyı <http://www.cafesiyaset.com/haber/20080530/Veni-vidi-vici.php> adresinde okuyabilirsiniz --------------------------------------------------- KEMAL DOĞAN'ın özel haberi 2061 yıl önce Sezar, bugün Amasya'yı fethetti! İstanbul'un fethi'nin 555'nci yıldönümünü kutladık.. Bugünse, Romalılar! Amasya'nın fethinin 2061'nci yılını kutluyor.. Bundan tam 2061 yıl önce Roma İmparatoru Sezar, Anadolu topraklarındaydı.. Sezar, Milattan Önce 47'nci yılının Mayıs'ın  ayın 30'unda Amasya'yı fethetti! Sezar, bu fetihin ardından, 'Veni vidi vici' yani 'Geldim, gördüm, yendim' dedi. Peki, Sezar, Amasya'yı ele geçirdikten sonra neden tarihe 'Geldim, gördüm, yendim' diye geçen o sözü etme gereği duydu.. Mesajın hedefi kimdi.. Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof.Dr. Mehmet Akif Ziyagil'in araştırmasına göre, Sezar'ın bu sözü, kendisine karşı muhalefet sesini yükselten senatörlere, yani Roma Senatosuna sesini duyurmak için söylemişti.. İşte Amasya Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Beden Eğitimi ve Spor Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif ZİYAGİL'in Amasya fethi yazısı..'Bundan 2061 yıl önce bugün, MÖ. 47'nci yılın Mayıs ayının 30'unda Roma imparatoru Julius Sezar, Amasya'da yaşayan Mitradet Kralı II. Farnekes'i Zile yakınlarında yendi ve kazandığı büyük zaferin duyurulması için iç çatışma içerisinde olduğu Roma Senatosuna, "veni vidi vici veya geldim, gördüm, yendim" diye bilinen tarihi mesajı gönderdi. II.Farnekes'in canını kurtarmak için savaş alanından Sinop'a kaçmasıyla Amasya Romalıların eline geçti. MÖ.302'de Büyük İskender'in ölümünden sonra ona bağlı başarılı Pers komutanlardan I. Mitradet, Amasya ve civarının yöneticisi (satrap veya vali) oldu. Kendisinin Pers Kralı Daryus'dan (Dara) geldiğini, Makedon Kral Büyük İskender'in hayranı olduğunu iddia etmekteydi. Bu bölgesel yönetim daha sonra krallığa dönüştü. Yunanlılar Karadeniz sahillerine "Pontos" ve Makedonlar ise "Pontus", diyorlardı.Bu bir coğrafik terimdir ve dolayısıyla Amasya'daki krallığın adı da değildir. MÖ. 65 yılına kadar tüm krallarının adı Mitradet olan Pers kökenli bir ülkeye "Mitradetler Krallığı" demek doğru olacaktır. Bu kralların hiç biri kendisini "Pontus veya Pontos kralı" olarak ifade etmemiştir. Tarihi kazananların yazdığı gerçeği, Mitradetler Krallığına neden "Pontus Krallığı" dendiğini en iyi şekilde açıklamaktadır. Çünkü bu bölgenin yazılı tarihini Roma İmparatorluğu kaynaklarından öğrenmekteyiz. Bu kaynaklar, bu bölgedeki devleti daima "Pontic Kingdom" yani Karadenizdeki krallık olarak ifade etmiştir.M.Ö. 1. yüzyılda Anadolu'da 200.000 Romalı asker ve sivili kılıçtan geçiren Amasya'da yaşayan ve Büyük İskender'in başarılı komutanlarından olan I.Mitradet'in soyundan gelen Kral VI. Mitradet, "Roma İmparatorluğunun tarihteki en büyük düşmanı" ilan edilmişti. M.Ö. 47'de Roma İmparatoru Julius Sezar, intikam almak amacıyla bu kralın oğlu olan II. Farnekes'in üzerine yürümeye karar verdi. İskenderiye zaferi sonrası Kleopatra ile Nil kenarında dinlenen Roma İmparatoru Sezar, Mısır'dan Filistin'e ve oradan Suriye'ye geçti. Yine buradan gemi ile Tarsus'a ulaştı. Ordusuyla Amasya'daki Mitradetler Krallığının üzerine yürüdü. Bu sırada, II. Farnakes, savaştan kaçınmak için Sezar'dan af diledi. Fakat Roma'daki iç savaş sırasında Anadolu'da yaşayan Romalı sivillere acımasız saldırılarından dolayı affedilmedi. Sezar, tahtından vazgeçmesi, Romalı mahkûmları serbest bırakması ve yüklüce haraç vermesi koşuluyla canını bağışlayacağını söyledi. Başlangıçta bu teklifi kabul eden II. Farnakes, Sezar'ın Roma'nın iç sorunları ile uzun süre uğraşacağını ve kendisiyle savaşamayacağını düşünüyordu. Fakat Sezar'ın sabrı tükenmişti. Nihayet ordusuyla mayıs ayın da Amasya'nın 35 km. güney doğusunda yer alan bugünkü Zile'nin (Zela) yakınlarına gelerek kamp kurdu. II. Farnakes'de Roma Ordusunun karşısındaki yamaçlara yerleşti. İki orduyu biri birinden 5-6 km'lik bir vadi ayırıyordu. Bu bölgede II. Farnakes' in babası Kral VI. Mitradet, 20 yıl önce Roma ordularını yenilgiye uğratmıştı. Bu güven duygusuyla hareket eden II. Farnakes, Roma ordusunu görecek şekilde vadinin karşı tepesinde savaş pozisyonu aldı. İlk olarak Sezar, Farnakes'in daha önce açık meydan muharebesini yaşamadığını düşünerek 4 Lejyon birliği ile ordusunun savunma duvarlarını kuvvetlendirdi fakat kısa sürede bunun yanlış olduğunu anladı. M.Ö. 47'nci yılın 30 Mayısında Farnakes, tekerleri tırpanlı savaş arabalarıyla kuvvetlerini Sezar'ın ordusunun üzerine sürdü. Fakat Romalılar, uzun ve sivri mızraklarıyla karşı tarafı püskürttü. Bunu takiben, Romalıların savunma hattını yarabilmek için tüm kuvvetleriyle göğüs göğse saldırıya geçen Farnakes'in ordusu, yüksek mücadele azimlerine ve başlangıçtaki avantajlarına karşın vadiyi geçerek aşağıdan yukarı Roma mevzilerine doğru yaptıkları saldırılardan dolayı bitkin düştü. Aşırı yorgunluk ve tükenmişlik çok geçmeden Mitradetler Kralının ordusunun savaş düzeninin bozulmasına ve dağılmasına neden oldu. Farnakes'in ordusunun çoğu kılıçtan geçirildi ve bazıları esir edildi. Romalı mahkûmlar da serbest bırakılırken Farnakes, bazı süvarileriyle birlikte kaçarak canını zor kurtardı. "Aşırı fiziksel yüklenme" ve bunun oluşturduğu "yorgunluk", Farnakes'in ordusunun yenilgisinin en birinci sebebiydi. Sezar tüm bu olanların, 4 saatten daha kısa sürede bitirildiğini iddia etti. Belki stratejik bir hata, belki de Farnakes'in ordusunun kondisyon düzeyinin düşüklüğü, Romalılara karşı savaşın kaybedilmesinde büyük rol oynamıştı. Sadece Mitradetler Krallığından intikam almakla kalmayan Sezar, II. Farnakes gibi çok güçlü bir düşmanının kısa sürede işini bitirmenin ve kazandığı büyük zaferin duyurulması için büyük anlaşmazlıklar içerisinde olduğu Roma Senatosuna kısa fakat çok güçlü bir mesaj göndererek "veni vidi vici veya geldim, gördüm, yendim" dedi. Daha sonra Amasya'yı Sezar'ın Komutanlarından Lukullus teslim alırken, Sezar da, Trakya üzerinden gemi ile İtalya'ya döndü. Sezar, muhtemelen Trakya'ya geçerken Amasya'ya uğradı. Fakat bu ziyaretin doğruluğu daha çok kanıta ihtiyaç duymaktadır. "  
Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı